"İşte ben bu günlere yetiştim Battal Ağam.Ne yapalım işte bu günlere de kaldık.Devir döndü Battal Ağam, insan azgınlaştı. İnsan insanlıktan çıktı.Bundan sonra biz iflah olur muyuz ola? Bundan sonra herkes kendini düşünüyor.Eskiden bir tek insanın tırnağına taș değse, bir oymağın, bir aşiretin, bütün șu dünyadaki insanların yüreğine değmiş gibi olur, herkesin yüreği sızlardı. Șimdi ya, şimdi herkes biribirisinin ölüsüne basıp geçiyor,basıp geçiyor,basıp geçiyor."
"Ben bilmez miyim ki eşkıya dünyaya payidar olmaz? Sultan Süleymana kalmayan dünya, o Süleyman kuş dilini bilirdi, Kaftan Kafa hükmederdi, işte ona kalmayan dünya, hic kimseye kalmaz. Biliyorum, İnce Memed de bir gün ölecek, ya da Köroğlu gibi, Köroğlu Ürüşan Ali gibi, o da yitiklere karışacak..."
"Gene İnce Memedi mi öldürdünüz,varsın ölsün,"diye meydan okudu Hürü. "Varsın vursunlar, İnce Memed ölünce dünya durulur mu sandılar. Analar daha nice İnce Memedler doğurur. O, İnce Memed ölmez. ince Memed ölür ölür dirilir. Ölmüşse İnce Memed canımız sağ olsun Ölmüşse o, düşmanın karşısında düğün bayram ederim, hem de göbekler atarım, anladınız mı?"
"Böyledir," dedi değirmenci. "Bir kişi bütün dünyay sevincine katar da güldürür, ağıdına alırda ağlatır. Böyledir bu.Bir tuhaf yaratıktır şu insanoğlu."