Zenginler bu kadar kötüyken fakirler neden bu kadar iyi olmak zorunda?
Kitabın başından sonuna kadar yoksulluk üzerinden gündelik hayat sorgulanmaya çalışılmış. Bunun yanı sıra aşağılanma,acıma ve çaresizlik duyguları kitapta sürekli olarak karşımıza çıkmakta.
Ayrıca Dostoyevski fakirlik ve sefalet kavramını ince bir çizgiyle ayırmaya bu kitapla başlamış gibi gözüküyor. Üzerine ciltler dolusu kitap yazılacak bir konuyu sadece bir kitap ile sınırlandırması elde değil tabi ki bu kitap sadece bunun bir başlangıcı olmuş.
Yer yer sıkıcı diyaloglar ile fazla uzatıldığını düşünsemde sade ve akıcı olması yormadı diyebilirim.
Kitapta geçen şu cümleler sanırım kitabın kendisini özetlemiş.Gösterişli bir apartmanda yaşayan zengin bir adam da aynı rüyayı görebilir fakat aynı ayakkabıyı değil... İşte yoksulluğun günümüzdeki şeklide aslında tam olarak bu.