“Artık yaşlanıyorum dedim” ona. “Yaşlandık bile”, diye iç geçirdi o. “Sorun şu ki, insan öyle olduğunu kendi içinden hissetmiyor, ama dışardan bakınca herkes bunu görüyor.”
Şlots, Oblomov’la nasıl dost olabilmişti? Oblomov ki bütün varlığıyla Şlots’a karşı bir isyandı! Artık anlamaya başlıyoruz ki karşıtlık bir sevgi yaratmıyorsa bile ona hiçte engel olmuyor.
Bir arada yaşadıkları için birbirlerinden bezmişlerdi. Her gün yanyana, başbaşa oturmak kolay iş değildir. Birbirinin iyi yanlarından zevk alıp kötü yanlarını kızmamak için büyük bir yaşama deneyi, akıl olgunluğu ve insan sevgisi gereklidir.
Demek aşkta geçiyor. Ben öyle sanıyordum ki aşıkların hayatı sıcak bir öğle vakti gibi rüzgârsız, hareketsizdir. Halbuki sevgide de rahat yok. O da değişiyor, durmadan değişiyor… Bütün hayat gibi.