Bir gün, kanalın içinde kayalık bir geçide gireceksiniz, burada hayat ırmağınızın bütün suları gürültü ve kargaşa içinde köpüren bir girdap olacak ve siz, ya sivri kayalıklara toslayıp atomlarınıza kadar parçalanacaksınız ya da yüksek bir dalga sizi daha sakin bir akıntının içine taşıyacak; şimdi bana olduğu gibi.
İnsanları sevebilmek, onlarla baş edebilecek yöntemleri geliştirebilmeyi gerektirir.Bununla kastedilen,karşımızda düşmanlar varmışçasına geliştirilecek savunma yöntemleri değil,kendimizi dürüst ve açık bir biçimde yaşayabilme yürekliliğini gösterebilmektir.Sinsice yaşanan duygular, insanların bize,bizim de onlara ulaşabilmemizi engeller.Çünkü onlar gerçek bizi değil,gösterdiğimiz yanlarımızı kabul ederler.Sonunda,kabul edilen gerçek benliğimiz olmadığından,kendimizi de kabul edilmiş hissedemeyiz.