Ehli Hadis

Ehli Hadis
@Eltimur
Hasan El-Basri (رحمـہ اللـہ تعالـﮯ) derdi ki: “Bid’at sahibi ne kadar namaz ve oruç tutmada gayret etse de o ancak bununla Allah’tan daha uzaklaşır” (İbn Vaddah, el-Baidau ve’n-Nehyu Anha:s.27)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ca'fer Mâlik'in şu sözünü de nakleder: "Dünyalık bir şey için üzüldüğün kadar âhiret kaygısı kalbinden çıkar. Ahiret için hüzünlendiğin kadar da dünya kaygısı kalbinden çıkar. • İmam Ahmed bin Hanbel - Kitabü’z Zühd
*ŞİRK HAKKINDA İNEN ÂYETLER YALNIZCA O DÖNEMİN İNSANLARINI MI İLGİLENDİRİYORDU?* "İlk müşriklerin hükmüyle ilgili inen âyetlerin, onların yaptıklarını yapanları kapsamadığını söyleyenlerin sözüne gelince, bu büyük bir küfürdür. Bu, ancak cehâlete batmış bir öküzün söyleyebileceği bir sözdür. Acaba bu kişi, Kur'an ve Sünnet'te bahsedilen hadlerin (cezaların) sadece geçmişte yaşayıp yok olmuş insanlar için olduğunu da söylüyor mu? Bugün zina edene had uygulanmayacak, hırsızın eli kesilmeyecek ve benzer şeyler de söyleyebiliyor mu? Bu söz, ağza almaktan hayâ edilecek bir sözdür. Acaba bu kişi, namaz, zekat ve İslam'ın diğer şeriatlarıyla muhatap olanların yok olduğunu ve Kur'an'ın hükmünün geçersiz kaldığını mı söylüyor?" _Abdullah Ebâ Butayn, ed-Dureru’s-Seniyye, 10/418_
*ŞİRK HAKKINDA İNEN ÂYETLER YALNIZCA O DÖNEMİN İNSANLARINI MI İLGİLENDİRİYORDU?* "İlk müşriklerin hükmüyle ilgili inen âyetlerin, onların yaptıklarını yapanları kapsamadığını söyleyenlerin sözüne gelince, bu büyük bir küfürdür. Bu, ancak cehâlete batmış bir öküzün söyleyebileceği bir sözdür. Acaba bu kişi, Kur'an ve Sünnet'te bahsedilen hadlerin (cezaların) sadece geçmişte yaşayıp yok olmuş insanlar için olduğunu da söylüyor mu? Bugün zina edene had uygulanmayacak, hırsızın eli kesilmeyecek ve benzer şeyler de söyleyebiliyor mu? Bu söz, ağza almaktan hayâ edilecek bir sözdür. Acaba bu kişi, namaz, zekat ve İslam'ın diğer şeriatlarıyla muhatap olanların yok olduğunu ve Kur'an'ın hükmünün geçersiz kaldığını mı söylüyor?" _Abdullah Ebâ Butayn, ed-Dureru’s-Seniyye, 10/418_
Bir hadîs hakkında âlimlerin *“bâtıldır, uydurmadır, aslı yoktur, sâbit değildir, sahîh değildir”* şeklindeki sözleri hadîsin peygamberimizin sözü olup olmadığı ile ilgili değerlendirmelerdir. Söz ma’nâ olarak doğru da olabilir yanlış da olabilir. Hadîs âlimi “bâtıldır” dediğinde peygamberimizin sözü değildir, ondan sahîh olarak gelmemiştir, sâbit değildir, demiş olur. Hadîs olarak aktarılan o söz hak ve doğru bir söz olabilir, doğru olduğunda güzel bir söz olarak aktarılabilir ancak Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu denilerek aktaramayız.