Ehli Hadis

Ehli Hadis
@Eltimur
*Yüz falı, tarot, iskambil falı, bakla falı, el falı, kahve falı gibi fal çeşitleri şirktir.* "Kim bir arraf veya kahine gider ve onun söylediklerine inanırsa bu, İslam’dan çıkaran büyük bir küfürdür. Ancak eğer kişi, kahinin söylediklerinin doğru olduğunu düşünmeden giderse, bu durumda kâfir olmaz." Sonuç olarak: *İnanarak gitmek:* Büyük küfür ve dinden çıkmaya sebep olur. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: *Kim bir kâhine gidip söylediklerini tasdik etse, Muhammed (asm)’e indirilen (vahiy)e kâfir olmuş olur.* (Ebu Davud, Tıb, 21) *İnanmadan gitmek:* Küfre götürmez ancak ağır bir günah ve büyük bir hatadır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: *“Kim bir kahine gidip ona bir şey sorarsa, kırk gün boyunca namazı kabul edilmez.”* (Müslim, Salât, 125)
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
*Sabah namazının kıraati* Fecr namazında kıraatin uzun tutulması sünnettir; çünkü Allah Teâlâ bu namazı, “Kur’ân” olarak adlandırmıştır. Ayette şöyle buyrulmaktadır: *“Ve fecr Kur’ân’ını (fecr namazını) kıl. Şüphesiz fecr Kur’ân’ı (fecr namazı) şahitlidir.” (İsra, 17/78).* Bu, fecr namazında kıraatin uzun tutulduğunu ifade eder. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bu namazda *60 ila 100* ayet arasında okurdu; örneğin, *Âl-i İmran Suresi’nin yarısını ya da üçte birini, yani yaklaşık 12 ila 15 sayfa arasında bir miktar kıraat ederdi.* Hazreti Ömer (radıyallahu anh) ise fecr namazında *Yusuf Suresi’nin tamamını ya da Nahl Suresi’nin tamamını* okurdu ki bu da yaklaşık 13 sayfadan fazladır. Yine sabittir ki, Peygamber Efendimiz bir rekatta *Müminun Suresi’nin yarısını, yani yaklaşık 4 sayfa* okumuştur. *Buna göre, fecr namazında iki rekatta 3 sayfa kıraat eden bir kimse için uzun okudu denilemez*; aksine bu, kısa bir kıraattir. Kimse, sünnete aykırı bir şekilde namazı kısa tutma talebinde bulunmamalıdır. Eğer bir kimse yaşlılık veya hastalık gibi sebeplerle ayakta namaz kılamıyorsa, oturarak kılabilir. Ancak namazı ayakta kılmaya güç yetiren bir kimsenin, oturarak namaz kılması caiz değildir; çünkü namazda kıyam, bir rükündür. Allah en iyi bilendir. (Şeyh İbn Cibrin rahimehullah) islamqa.info/ar/answers/1388...
*Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazının sünnetindeki kıraati çok hafifti.* Nitekim Aişe annemiz (radıyallahu anha), bu namazlarda Fatiha suresini okuyup okumadığını bile merak ettiğini söylemiştir. *Rasûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bazen şu ayetleri okurdu:* 1. İlk rekatta: *“De ki: Biz Allah’a inandık...” (Bakara, 136)* ayetinin sonuna kadar. 2. İkinci rekatta: *“De ki: Ey kitap ehli! Gelin aramızda ortak bir kelimede buluşalım...” (Âl-i İmran, 64)* ayetinin sonuna kadar. Bazen de bunun yerine: *“Meryem oğlu İsa, onlardan inkârı hissedince...” (Âl-i İmran, 52)* ayetinin sonuna kadar okurdu. Ayrıca bazen şu sureleri de tercih ederdi: 1. İlk rekatta: *“De ki: Ey kâfirler!” (Kafirun Suresi)* 2. İkinci rekatta: *“De ki: O Allah birdir!” (İhlas Suresi)* Bunlar, Müslim ve Ebu Davud tarafından rivayet edilmiştir. islamweb.net/ar/fatwa/51399/...
Din
*Allah'ın Emirlerine Uymanın Yedi Mertebesi* _İmâm Muhammed b. Abdulvehhâb -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:_ "Allah kula bir şey emrettiği zaman, o şey hakkında kula şu yedi mertebe vâcib olur: *1. [İLİM]* Onu bilmek *2. [MUHABBET]* Onu sevmek *3. [AZİM]* Onu yapmaya azmetmek. *4. [AMEL]* Onunla amel etmek. *5. [İHLÂS VE İTTİBÂ]* Onu ihlâs ve ittibâ üzere meşru bir şekilde yapmak. *6. [MUHÂFAZA]* Onu boşa çıkaracak ameller işlemekten sakınmak. *7. [SEBÂT]* O emir üzerinde sebât etmek." 📓 _ed-Duraru's-Seniyye fi'l-Ecvibeti'n-Necdiyye, 2/74_ *** *Bil* *Sev* *Azmet* et *Amel*, *İhlâsla* Hakk'a yönel, Rasûl'e *İttibâ* et, *Koru* sonra *Sebât* et.
*İmâmdan Önce Değil* *İmâm ile Birlikte Değil* *İmâmdan Sonra Hareket Et!* Berâ radıyallâhu anh der ki: “Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ‘Semiallâhu li-men hamideh’ deyip doğrulduktan sonra o secdeye varıp alını yere koyuncaya kadar hiç birimiz belini bükmezdi.” _Bunu Buhârî ve Müslim rivâyet etmiştir._ Hâfız en-Nevevî rahmetullâhi aleyh der ki: “Bu hadîste namazın edeblerinden bir edeb vardır ki o edeb de şudur: İmâma uyan kişi *_imâm alnını yere koyuncaya dek_* belini bükmez, bu sünnettir.” Müslim Şerhi (474 nolu hadîsin şerhi) ***** Arkadaşlar sünnete boyun eğin, sünnete uyun! İmâm ile birlikte değil, imam secdeye vardıktan sonra secde için hareket edin. Diğer bütün rukünlerde de böyledir. İçinizdeki aceleciliğe karşı koyup sünnete uyun.