Ehli Hadis

Ehli Hadis
@Eltimur
_*Şeyh Abdurrahmân el-Berrâk*_ der ki: “Fıtır sadakasının verilme vakti bayram günü bayram namazından öncedir. Bir veya iki gün önce verilmesi de câizdir. Çünkü selef-i sâlihînin fıtır sadakasını bayramdan bir veya iki gün önce verdikleri rivâyet edilmiştir. [Buhârî] Böylece fıtır sadakası için şu vakitler ortaya çıkmış oldu: [1] Bayramdan bir veya iki gün önce vermek. Câiz olan vakit. [2] Fazîletli olan vakit ise bayram günü bayram namazından önce vermektir. Bayram namazından sonra vermeye gelince bu şu hadîsten dolayı geçerli olmaz: “Kim onu bayram namazından önce edâ ederse bu makbûl bir fıtır zekâtıdır, kim de onu bayram namazından sonra edâ ederse diğer sadakalardan bir sadaka olmuş olur.” [Ebû Dâvûd]
Din
Reklam
İbnu’l Kayyım el-cezviyye rahimehullah Medaric’us-Salikin, isimli eserinde Fatiha Sûresinin ihtiva ettiği faydaları hususunda, Kul Ölünceye Kadar "Yalnız Sana İbadet Ederiz"in Lüzumü bölümünde şöyle der: Allah Teala Rasülüne diyor ki: “Rabbine, yakin gelinceye kadar kulluk et.” (Hicr, 99) Yine kafirlerin ağzından Kur’an’da şöyle denir: “Biz ‘yakin’ gelinceye kadar din gününü yalanlar dururduk” (Müddesir, 46- 47). Burada yakin; tefsircilerin de icmaı ile ölümdür. Buhari’nin Sahihi’nde yer alan Osman b. Mazun (r.a) kıssasında da Nebi (s.a.v) şöyle buyurur: “Osman’a şüphesiz Rabbinden yakin geldi” (Buhari, Cenaiz, 3; Müsned VI, 436) Yani ölüm ve ölümle ilgili şeyler. Dolayısıyla kul sorumluk dünyasında olduğu sürece kulluktan, kul olmaktan vazgeçemez. Hatta iki meleğin sorgulamasından dolayı berzahta da başka bir kullukla kul olmaya devam eder. İki melek ona; kime ibadet ettiğini, Rasulullah (s.a.v) hakkında ne düşündüğünü sorarlar ve kuldan cevab isterler. Kıyamet gününde Allah bütün yaratıkları secdeye davet ettiği zaman onun üzerinde yerine getirmesi gereken bir kulluk görevi daha vardır.Bu çağrıda müminler Allah’a secde ederler. Kafir ve münafıklar ise secde edemeden kalırlar. Böylece sevab ve ikab evine girdiklerinde onlardan sorumluluk kalkar. Sevab ehlinin kulluğu, her nefes alış verişlerinde tesbih olur, onlar bu tesbih çekmede bir yorgunluk ve zorluk da bulmazlar. Kim kuldan ibadetin düştüğü, teklifin kalktığı bir makama ulaştığını söylerse, o zındık ve Allah’ı inkar eden birisidir. Bu kişi gerçekte ancak dinden sıyrılıp çıkmak ve Allah’ı küfretme makamına ulaşmıştır. Bilakis kul her ne zaman kulluk makamlarından birine çıkmaya gücü yeterse o zaman kulun sorumluluğu daha büyük olur. Ve kulun bu makamda yapması gereken, bir alt makamda yapması gerekenden
Din
Zeyd İbn Sabit r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v buyurdu ki : “ ….. Nafile Namazlarınızı evlerinizde kılın. Çünkü farz Namaz müstesna insanın en hayırlı Namazı evinde kıldığı Namazdır. “ Müslim : 2.c.781.N
*HAYIZLI KADIN ORUÇ TUTAR MI?* Hayızlı kadının namaz kılmayacağı ve oruç tutmayacağı hakkında müslümanlar icmâ etmişlerdir. Müslümanlar arasında bu konuda herhangi bir ihtilâf olmamıştır. İbn Hazm der ki: *“Hayız olanın hayz günlerinde namaz kılmayacağı ve oruç tutmayacağı hakkında âlimler ittifâk etmişlerdir.”* (_Merâtibu’l-İcmâ_, 23) Büyük imâm İbnu’l-Munzir der ki: *“İlim ehli hayız günlerinde hayızlıya namaz olmadığında icmâ etmişlerdir.”* (_el-İşrâf_, 2/216) Bu konuda günümüzde ilahiyatçı kimliğindeki bazı tâğût ve deccâllara aldanmayın kardeşlerim! İlk nesilden son nesillere kadar hiçbir ilim dalından hiçbir âlim hayızlı oruç tutabilir ya da namaz kılabilir dememiştir.
Din
*Unutarak Yiyip İçmek Orucu Bozmaz* عَنْ أبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قالَ : قالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : «مَن نَسِيَ وهُوَ صائِمٌ، فَأكَلَ أوْ شَرِبَ، فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ، فَإنَّما أَطْعَمَهُ اللَّهُ وَسَقاهُ» [ رواه البخاري و مسلم ] Ebû Hureyra radıyallâhu anh'tan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: *«Her kim oruçlu iken (oruçlu olduğunu) unutur da (bir şey) yerse veya (bir şey) içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir.»* Bu hadîsi Buhârî ve Müslim rivâyet etmiştir.
Reklam