Emre Yılmaz Başka Şeyler

Emre Yılmaz Başka Şeyler
@Em_re
Neyi okuduğuna dikkat et. Tüm okudukların tek bir kitaptan çıktı. O kitap EVREN'den başkası olabilir mi? Makrodan mikroya...
Yolum, yoldayım, yoldaşım
Üniversite
İstanbul
İstanbul
184 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Normalde sen gevşek bir torbasın. Kristalleşme yok, merkez yok; sadece bir sıvı, sadece, merkezi olmayan bir sürü şeyin gevşek bir karışımı. Sürekli değişen ve yer değiştiren, içinde efendisi olmayan bir kalabalık. Seni bir efendi yapan şey farkındalıktır ve efendi derken bir kontrolcü demek istemiyorum. Bir efendi ol derken demek istediğim bir mevcudiyet olman; kesintisiz bir mevcudiyet. Her ne yapıyor ya da yapmıyorsan bilincinde sürekli olarak bulunması zorunlu olan şey, var olduğundur.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öncelikle farkındalıkla ne anlatılmak istendiğini anlamak gerekir. Yürüyorsun. Pek çok şeyin farkındasın; dükkânların, yanından geçen insanların, trafiğin, her şeyin. Pek çok şeyin farkındasın, yalnızca bir şeyin farkında değilsin; ve bu da kendindir. Sokakta yürüyorsun, pek çok şeyin farkındasın ama kedinin farkında değilsin! Bu öz farkındalığını George Gurdjieff öz-anımsaması olarak adlandırmıştır. Gurdjieff, "Sürekli, nerede olursan ol kendini anımsa" der. Her ne yapıyorsan yap, sürekli olarak bir şeyi içinde yapmaya devam et: Onları yaparken kendinin farkında ol. Yemek yiyorsun; kendinin farkında ol. Yiyorsun, konuşuyorsun; kendinin farkında ol. Kızdığında, kızgın olduğunun farkında ol. Kızgınlığın orada olduğunu fark ettiğin anda hemen kızgın olduğunun farkında ol. Sürekli olarak özü anımsamak sende ince, çok ince bir enerji yaratır. Kristalize olmuş bir varlık olmaya başlarsın.
1000Kitap
ŞEY-tan - gören ve görünen
ŞEY-tan. ŞEYlerin çokca olduğu yer, şeylerin üretildiği yer, barındığı yer anlamında. Hani YunanisTAN BulgarisTAN gibi... Eskiden eskiler zihin deMEmişler de şeytan demişler. Bizde insan gibi eli gözü olan bir varlık olarak düşünmüşüz. (Öyle de olabilir bir şey değişmez.) Zihin ve Şeytan isimlerini bağdaştıramadım ikisi farklı şeyler değil mi dersen... En başta Varlık ve ben Geçmiş ve gelecek İyi ve kötü vs gibi temel konuları zihnimizle böldüğümüz için bütün hayat hikayesi başlamış oluyor. Şeytan uzak düşmüşlüğü temsil ediyor. Yani elma yemek zihne yakın olmak anlamına geliyor. Gören ve görünen gibi bir bölücülük olmasa neler olurdu? ∆
Din
Terk edilmesi gereken gerçek dünya zihindir, özel rüya âlemidir. Eğer onu bırakabilirsen çarşıda otururken bile Himalayalarda olursun. Eğer onu bırakamazsan, Himalayalarda da etrafında kendi özel dünyanı yaratacaksın. Kendinden nasıl kaçabilirsin? Nereye gidersen git kendinle birlikte olacaksın. Nereye gidersen git aynı şekilde davranacaksın. Durumlar farklı olabilir ama sen nasıl farklı olacaksın? Himalayalarda uyuyor olacaksın. Pune'da, veya Boston'da uyuman ya da Londra'da veya Himalayalarda uyuman ne fark eder? Nerede olursan ol rüya görüyor olacaksın. Rüya görmeyi bırak! Daha uyanık hale geç. Ansızın rüyalar kaybolur ve rüyalarla tüm ıstıraplar yok olur. Uyanıkken her gördüğümüz ölümdür, uyurken ise hayaller.
1000Kitap