Bu kitap hakkında nasıl yorum yazılabilir bilmiyorum, kitap bitince öylece kalakaldım, boşluğa düşmüş gibi oldum..
Serenad, baş sayfasından itibaren ilgiyi ve merakı yüksek tutarak sürüklüyor insanı, işlenen konunun gerçek olması insanı daha bir etkiliyor. Eminim ki bu kitabı okuyan herkes, internetten de olsa STRUMA gemisini araştırmaya yeltenmiştir, benim gibi. :) Öğreten, bilgilendiren, araştırmaya iten bir kitap. Edebilikten uzak evet, ama bu durumu da kitap kendi açıklıyor, kitabın baş karakterinin ağzından yazılmış olması ve sürekli ben bir yazar değilim nasıl olsa demesi derin bir edebiyat beklentisini ortadan kaldırıyor. Sohbet havasında geçiyor, sanki karşıma oturmuş biri başından geçenleri anlatıyormuş gibi hissettim ben.
Kitabın baş karakterinin bir kadın olması ve bunu bir erkeğin yazmış olması da beni çok etkiledi, dul bir kadının ülkemizde ne kadar zor bir hayat geçirmek zorunda kaldığına dair de bir sürü mesaj içeriyor, kitap başlı başına bir mesaj zaten, çok hoştu. Livaneli'nin kalemine sağlık.
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba?
İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi?
Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini.
Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır, bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.
-YAŞAR KEMAL- 6 Ekim 1923 - 28 Şubat 2015
Saygıyla..