Bir tür soygun ganimetiydi nihayetinde zaman. Yağmalanmış bir şey. Biz onu dünyadan arakladığımızı sanırken dünya ömrümüzden tırtıklardı. Biz ona yaslanıp bir şeylerin başlamasını beklerken o tüm varlığıyla bir şeyleri bitirmeye adanmıştı. Zeka ile kavranamayacak, bilmekle anlaşılamayacak, anlamakla hallolamayacak karışık işler…