Buket Uzuner'in okuduğum ilk kitabı Kumral Ada Mavi Tuna. İsminden de anlaşıldığı gibi Tuna ve Ada'nın çocukluktan gençliğe uzanan hikayesi anlatılıyor kitapta. Olaylar o dönemde Müslüman, Yahudi, Rum, Ermeni hepsinin barış içinde yaşadığı Kuzguncuk'ta geçiyor. Tuna'nın dedesi balkan göçmeni orta halli bir esnaf annesi Iğdır'dan İstanbul'a gelin gelmiş tam bir Anadolu kadını. Baş kahramanımız Tuna ve Abisi Aras doğuştan Kuzguncuk'lu. Mahallelerine taşınan anne babasi film yıldızı olan Ada'nın, evlerinin tam karşısındaki köşke taşınmasıyla birlikte bu iki ailenin kaderi birbirine bağlanır. Tuna ilk gördüğü anda aşık olur Ada'ya ancak onunkisi imkansız bir aşktır. Zayıf, nahif, fazla duygusal ve hassas bir karakter olan Tuna; güçlü, inatçı, kibirli ve baskin karakterli Ada'ya ömür boyu hayranlık duyar. Çünkü kendi karakterinin tam tersi güçlü, başarılı, yakışıklı, etrafındaki herkesi hemen etkisi altına alan abisi Aras karşısında hiçbir şansı olmadığının farkındadır. Zaten Ada da görür görmez Aras'tan etkilenir ve ilerleyen zamanlarda Aras ve Ada Kuzguncuk'un parmakla gösterilen çifti olur. Ta ki o elim olay yaşanana kadar. Aras'ın ani ölümü hem Ada hem de Tuna'nın yaşamını derinden sarsar. Kitaptaki bir diğer kahramanımız da Tuna'ya aşık olan sessiz içine kapanık bir kız olan Ada'nın kuzeni Meriç'tir. Kitaptaki her karakter bir başkarakter özeniyle oluşturulmuş bana göre. Hepsinin iç dünyası okuyucuya özenle açılmış özellikle kitabın sonlarında karakterlerin kendilerini açtığı bölüm çok hoşuma gitti. Ada'nın Tuna'nın gözünde bir Tanrıça gibi adını her andığında farklı betimlemelerle anlatması yazarın dildeki ustalığını gözler önüne seriyor. Zaman zaman Tuna'nın yaşadıklarını bir karabasan olarak reddetmesi okuyucuda da kafa karışıklığı yaratsa da sonlara doğru açıklığa