Yöneticiler insanları asla gereksiz işlere koymuyorlar, çünkü anayasaları temelde emeği halkın ihtiyaçlarına göre düzenlemeye ve insanlara kendilerini geliştirmeleri ve hayatta onları mutlu eden neyse onu yapmaları için mümkün olduğunca çok zaman tanımaya dayanıyor.
Ütopya halkının, gökyüzünde yıldızlar ve güneşin kendisi dururken, bir insanın herhangi bir mücevher ya da taşın pırıltısına kendine bu kadar kaptırmasına akılları ermiyordu.
Bir de ne bedenin ihtiyaç duyduğu şeye kavuşmasıyla, ne de yükünden kurtulmasıyla ilgisi olan, ama yine de, görünmez, gizemli gücü sayesinde, hem duyuları etkileyen, hem tutkuları kırbaçlayan, hem de insanın hoş düşüncelere kapılmasını sağlayan bir haz vardır, -bu, müzik dinlemekten duyulan hazdır.
Kafamı çıkarıp dolaba kilitlesem bir haftalığına
karanlığına boş bir dolabın
omuzlarıma bir çınar diksem kafamın yerine
uyusam gölgesinde bir haftalığına...