Emel

Emel
@EmelSungur
Okumak; kendime, öğrencilerime, hayata dair notlar...
Türk dili ve edebiyatı öğretmeni
Çukurova Üniversitesi
Adana
1975
149 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Bugünkü paragraftan nasibimize düşen
Kullandığımız dil, zihnimizin sınırlarını çizen bir sınır kapısı mıdır yoksa yeni dünyalar inşa eden bir laboratuvar mı? Dilbilimciler uzun süre dilin sadece içsel düşünceleri dış dünyaya aktaran pasif bir ambalaj olduğunu savundular. Oysa bugün biliyoruz ki dil, düşüncenin sadece giysisi değil; onun ta kendisidir. Henüz kelimesini bulamadığımız bir duyguyu tam anlamıyla hissedemez, kavramlaştıramadığımız bir olguyu zihnimizde tam olarak var edemeyiz. Renk tonlarına tek bir isim veren bir kültürün insanı ile o tonların her birine ayrı adlar koyan bir kültürün insanı, aynı gökyüzüne baksalar da aslında tamamen farklı iki evreni deneyimlemektedir.
Reklam
Batı dünyasının getirdiği nokta; anlamın anlamsızlaştığı , değerin değersizleştiği, insanın yersizleştiği, dünyanın insansızlaştığı, insanın dünyasızlaştığı bir yer oldu. Yusuf Kaplan
Zamanlara ve mekânlara kendimizi azar azar pay ederek tüketiyor muyuz?” dedim onun bu cümlesine karşılık. “Vaktin evladı olmak, kendini farklı vakitlere pay etmeden yekpare bir anın içinde öylece kalmak mıdır esasında? Fatma Barbarosoğlu
“İnsan her anı doldurmaya, her boşluğu inşa etmeye kalkmamalı.” Boş kalan anlar, belki de daha verimli olsun diye nadasa bıraktığımız tarlalar gibidir. Zamanın zekâtı, belki de sadece olduğun yerde “var olarak” verilebilen bir şeydir. Fatma Barbarosoğlu
Fatma Barbarosoğlu'ndan...
Bazen insanın dışı susarken içi konuşur. Öyle bir konuşur ki muhatabınızın bu iç sesleri, birbirini bastırmaya çalışan farklı frekansları duyduğunu zannederek endişeye kapılırsınız. Çoğunlukla insanın içi ile dışı bir kumaşın tersi ile yüzü gibidir. Ama bazen tersi de yüzü de aynı olan “temiz” kumaşlar, neresi düzü neresi tersi olduğu anlaşılmayan kilimler de çıkar karşınıza.
Reklam