"Yok" dedi, "Ben isim vermem o köpeğe." İsim vermek, sahiplenmek demekti. İsim verdiği andan itibaren köpeğin bir varlığı olacaktı, kabullenilmiş, sahiplenilmiş bir varlık. Hayır olmasındı.
Zehra, "Masal onun adı nine," dedi. "Hani masaldaki büyülenmiş şehzade var ya, onun gibi bakıyor. Hani cadının köpeğe çevirdiği şehzade."