Kitap yazarın bizimle bir vedalaşması aslında Tolstoy - İtiraflarım kitabına benzettim çünkü hiçbir sansür uygulamadan olduğu gibi tüm dürüstlüğü ile yaşantısını gözler önüne seriyor.
Kitabı iki farkli arkadaşım önerdi ve açıkçası daha önce bilmediğim ve ne hikmetse duymadığım bir yazar olmasına rağmen ön yargılı yaklaşmadım ve önerilerine güvenerek okumaya başladım.
Kitapta tüm olay örgüsünü başlatan olay aslında çok basit: 12 yaşındaki bir çocuğun hamburger yerine kurşun almayı tercih etmesi.
Buradan yola çıkıyoruz ve ana karakterimizin başına binbir türlü olaylar geliyor. Ayrıca olay örgüsü kronolojik olarak değil zaman atlayarak işleniyor. Gelin göz atalım;
Bira şişelerini toplayarak geçim sağladığı bir dönem oluyor ve bir yerde bekçilik yapan alkolik bir yaşlı adamdan (karakterimiz yaşlı diyor aslında 30larında bir yetişkin) koli şeklinde alıyor şişeleri burada ikili sohbetleri ve onun asıl yaşantısını merak etmesi burada neden hayatını sürdürmesine anlam verememesi göze çarpıyor. Yaşlı Adam'ın kulübesinde dolanırken gözü fotoğrafa takılıyor ve hikayesini biraz da olsa öğreniyor.
Komşuları olan cenaze levazımatcısının kızı ile arkadaş oluyor ama elini asla tutmuyor çünkü buz gibi soğuk ve bu durum ölümü aklına getiriyor haliyle ürperiyor.
Her sabah cenaze izliyor ama yine de cenaze levazımatcısının kızına evlerinde yaşarken nasıl korkmadığına akıl sır erdiremiyor.
Küçük cenaze tabutunu görünce ürperiyor ve yine cenaze levazımatcısının kızının evlerinde bu çocuğun yıkanırken orada olduğuna belki de buna şahitlik ettiğine hayret ediyor.
Zatürreden bir kızın ölmesi ve bu ölüm çeşidinden de nefret etmesi.
Balık tutan yaşlı deli adamla konuşması diğer çocuklar korktuğu için bu bir cesaret gösterisi oldu onun için.
Hikayenin asıl can alıcı yeri ise almış olduğu
Bilim kurgu romanı okurken kitabın sonuna doğru aslında yoğun bir psikolojik çatışmanın içine giriyorsunuz.
Düşünsenize dünyanın varolması tanrının bir eylemidir değil mi ?
Peki bu eylemi başka bir canlılar için yapmışsa hatta canlılar değil başka bir yaşam türünden tek bir canlı için dünya ve bizler varolmuşsak ?
Şaşırdınız değil mi ?
Varoluş amacımızda aracı yolda kalmış birisine mesajlar iletmek olunca daha da komik bir hal alıyor. Mesajlara bknz:
Çin Seddi
Stonhenge
Piramitler gibi gibi
dünyamıza daha doğrusu bu eserlere Titan gezegeninden daha doğrusu Satürn gezegeninin uydularından olan Titan'dan bakınca (bu eserlerin uzaydan görünüp görünemeyeceği hakkında kitabın yazıldığı dönemde net bilgi olmayabilir olsa dahi sonuçta bu bilim kurgu çok da şaaapmayın) Tralfamadorca mesajlar içeriyor.
Üstün bir ırk olarak aktarılan Tralfamador'lar insandan çok makine gibi bir yaşam formu tabii bu durumu Salo efendi tersine çeviriyor insani özellikler ediniyor.
Malaki Constant namıdiğer Dayı'ya
Beatrice'e
Krono'ya
ve tüm bunları düzenleyen daha doğrusu öyle olduğunu sanan ve sonradan işin aslını öğrenince yokluğa kavuşan Winston Niles Rumford'a
selamlar!