Emin Çetinkaya

Emin Çetinkaya
@Emin6671
"Gülebiliyorsun ya , gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir."
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
Yozgat
Kırıkkale, 1 Mayıs
54 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
10/10
·184 syf.··
2021 31. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 13:10
Hümeyra ve Rıfkı çiftinin tek çocuğudur Havva.Çocukluk anılarının insan hayatının bütününe nasıl etki ettiğinin bir örneği bu roman. Üç tür ebeveynlik türü vardır :Çocuklarına sevgi ile yaklaşan anne-baba , çocuklarına şiddet uygulayan anne-baba ve çocuklarını yok sayan anne-baba.Rıfkı Bey , eşini adeta tapar gibi sever. Güzeller güzeli Hümeyra ise daha hamileyken doģmamış çocuğunu kıskanır. Eşinin kendisinden daha çok bu doğacak kızı seveceğini düşünür.Kızını rakip gibi görür. İşte bu sevgisizliğin temelinde yatan sebep budur. Babası ise kızını yok sayar bir tutumu benimser eşinden ötürü. Havva'nın gençlik döneminde annesi kansere yakalanır ve ölür. Üniversiteyi kazanınca babasından ayrılır. 9 yılı aşkın süre görmez. ( Romanın sonunda görecektir. ) Havva çocukluğunda kendisine şefkatle yaklaşan annesinin arkadaşı Berrin Hanım'la tesadüfen karşılaşır ve bir iç yolculuk başlar o andan itibaren. Çok inançlı sayılmayan Havva , Berrin Hanım'ın haftada bir gittiği seminerlere katılır. Romanda Dost olarak geçen kişi hem doktor hem de dinî-tasavvufî toplantılar düzenleyen bir gönül ehlidir.Havva'nın hayatında önemli bir yer tutan Berrin Hanım'ı yazar Emine Işınsu ile bağdaştırabiliriz. Zira Dost'un tavsiyelerine harfiyen uyan ve çevresine örnek olan , yakınındaki kişilere bu tavsiyeleri tekrar anlatan bilge bir kadındır Berrin Hanım. Havva , Mehmet isimli genç doktora aşıktır. Romanın sonlarına doğru Mehmet 'ten evlilik teklifi de alır ama çocukluğunun geçtiği aile ortamı o kadar sağlıksızdır ki içinde sürekli tereddütler vardır. Sohbette tanıdığı ve annesiyle özdeşleştirdiği Ayşe ile sürekli bir çatışma yaşar Havva. Bu çatışmaları her defasında çözüme ulaştıran da Berrin olmuştur. Havva'nın babasını arayarak iletişime geçen de yine Berrin 'dir. Romanın sonuna ise tam bir
HavvaEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 201497 okunma
Reklam
10/10
·168 syf.··
2021 30. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 14:22
7-8 yaşlarındaki bir çocuğun kimine göre hazin kimine göre onurlu hikâyesi. Anne ve babası tarafından terk edilen , dedesi , üvey ninesi ve kendi evlerine yakın bir yerde yaşayan teyzesi ve romanda tukaka olarak gösterilen eniştesiyle hayatını devam ettiren masum ve iyi niyetli bir çocuğun hikâyesi. Roman doğası gereği bir ana çatışma üzerine kurulu. Farklı olan yanı ise şu ki ; çatışan kişilerin yaş , meslek , statü , değer yargıları bakımından birbirinden çok farklı kişiler olması : Çocuk ve eniştesi Orozkul. Orozkul , sürekli olarak eşine şiddet gösteren , çocuklarının olmayışını eşinin kurusuymuş gibi gören , kayınpederi Mümin'i her fırsatta ezen hor gören kelimenin tam anlamıyla salt kötülüğün temsilcisi. Romanın ana kurgusunu teşkil eden ögelerden bir diğeri ise destan , efsane ya da masal niteliklerini taşıyan " Boynuzlu Maral Ana ". Çatışma sadece kişiler bazında sınırlı kalmamış. Romanda çocuk romantizmi , Orozkul realizmi temsil ediyor. Boynuzlu Maral Ana'nın roman sonunda Orozkul ve ormancı arkadaşları tarafından öldürülmesiyle çocuk inanılmaz derecede umutsuzluğa ve hüzne kapılır. Kendisini terk eden babasına tepeden dürbünüyle bakan , babasının beyaz gemide çalıştığına inanan o romantik ve iyi çocuk kendini sulara bırakarak gözden kaybolur roman sonunda. Romantizmin , realizm karşısında çöküşünü de görüyoruz. Roman , sonu itibariyle birçok eleştiri almıştır zira kötülük , iyiliğe karşı zafer kazanmış gibi görünüyor fakat mühim olan savunulan değerler ve karakterlerin o değerleri temsil biçimidir.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
9/10
·248 syf.··
2021 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 11:34
Dikta yönetimi tarihin hemen bütün dönemlerinde olagelmiştir. Her şeyi kontrol altına alma gayesiyle, dini kullanarak nüfuz artırma çabası da hep olmuştur. 1500'lü yıllarda Cenevre'de işte bu türden bir anlayış egemendi.Protestanlıģın katı uygulayıcıları ve yeni yorumcuları...Dini yorumlama meselesi geniş kitlelere ulaşmak adına önemlidir. İşte Castellio'nun gayesi de buydu. İncil 'i farklı dillere çevirmek ve hoşgörü anlayışını egemen kılmak. Tabii kitapta dikta yönetiminin temsilcisi olarak yer alan Calvin iftira,yalan,kumpas,zorbalık başta olmak üzere her yolu denemiştir Castellio'yu alt etmek için. Kitapta büyük bir feraset timsalidir Castellio. Zekî,vicdanlı ,ahlaklı...Ne zaman ki günahsız Miguel Serveto haksız yere diri diri yakılarak katledildi işte o zaman Castellio bu yakıcı ve yok edici düzene baş kaldırdı. Zalimliklere,sansüre, hakkındaki iddialara vakurlu bir şekilde cevap verdi. Rahatsızlanarak 26 Aralık 1563'te kırk sekiz yaşında ölmesiyle Calvin ve taraftarları galip saydılar kendilerini. Fakat bilmedikleri şey , bedenler ölür fikirler bakî kalır.
Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'eStefan Zweig · Can Yayınları · 20202,206 okunma
8/10
·225 syf.··
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 11:46
Yaseminler Tüter mi, Hâlâ konu bakımından hazin bir hikâye. Eleni ismiyle Kıbrıs Rum Kesimi'nde doğan bir karakterin hikayesi... Hayatta sürüklenme nasıl olur bunu gözler önüne seren bir yapıt.1950'li , 1960'lı yıllarda Kıbrıs'ın siyasî ve sosyal gerçekliği,EOKA örgütünün faaliyetleri,italik yazıyla tarihî vesikalar şeklinde romanda yer almakta.Eleni'den Naciye'ye evrilme sırasında bir bütün olarak devinimden söz edebiliriz. Çocuklarıyla nispeten huzurlu bir yaşam sürerken hakkında çıkan "kötü kadın" dedikodusuyla Yunanistan'a gitmek durumunda kalan Naciye'nin tekrar Eleni olma hikâyesi. Yine bir evlilik yapma durumu ve Kıbrıs Türk'ünden olma çocuklarının özlemi...Yeniden çocuk sahibi olması ve bir anlamda teselli bulma çabası. Son eşinin lokantasında geçmişte tanıdığı birine rast gelmesi ve tüm geçmişinin , bir Türk'ten dört çocuğu olduğu gerçekliģinin deşifre olması ve son eşi tarafından oracıkta öldürülmesi...Yazar, tarihî gerçeklikleri saptırmadan açık ve anlaşılır bir üslupla bir Kıbrıs hikayesi kurgulamış. Keyifli okumalar.
Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?Alev Alatlı · Everest Yayınları · 2020819 okunma
9/10
·224 syf.··
2021 23. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 17:23
Mektup tekniğinin kullanıldıģı romanların tekdüze olduğuna dair genel bir kanı vardır .Bu kanıyı yerle bir edecek harika bir eser "Mektup Aşkları".Jale karakteriyle, insana ait hemen her duygunun sorgulandığını görmekteyiz. Aşklar,dostluklar,ihanetler,cinsellikler, güven,hırs,aldatmaca,platonik sevda, hüzün,ayrılık, intikam...Bu duyguların yanında yazarın piyano vurgusu da dikkat çekici. Sanata yakın olmanın gerekliliği vurgulanıyor âdeta.Jale kahramanımız yazar tarafından idealize edilmemiş,yani bu karakter olumlu özellikleri ön planda olan bir karakter değil. Her insan gibi kötü ve yanlış yanları da vurgulanmış. Bu da, esere gerçeklik hissi katmış. Sosyalizm ve yer yer İslamizm ögelerinin de olması yazarın hayatı olduğu gibi yansıtma çabasının ürünü.Keyifli okumalar.
Mektup AşklarıLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,473 okunma
Reklam