7-8 yaşlarındaki bir çocuğun kimine göre hazin kimine göre onurlu hikâyesi. Anne ve babası tarafından terk edilen , dedesi , üvey ninesi ve kendi evlerine yakın bir yerde yaşayan teyzesi ve romanda tukaka olarak gösterilen eniştesiyle hayatını devam ettiren masum ve iyi niyetli bir çocuğun hikâyesi. Roman doğası gereği bir ana çatışma üzerine kurulu. Farklı olan yanı ise şu ki ; çatışan kişilerin yaş , meslek , statü , değer yargıları bakımından birbirinden çok farklı kişiler olması : Çocuk ve eniştesi Orozkul. Orozkul , sürekli olarak eşine şiddet gösteren , çocuklarının olmayışını eşinin kurusuymuş gibi gören , kayınpederi Mümin'i her fırsatta ezen hor gören kelimenin tam anlamıyla salt kötülüğün temsilcisi. Romanın ana kurgusunu teşkil eden ögelerden bir diğeri ise destan , efsane ya da masal niteliklerini taşıyan " Boynuzlu Maral Ana ". Çatışma sadece kişiler bazında sınırlı kalmamış. Romanda çocuk romantizmi , Orozkul realizmi temsil ediyor. Boynuzlu Maral Ana'nın roman sonunda Orozkul ve ormancı arkadaşları tarafından öldürülmesiyle çocuk inanılmaz derecede umutsuzluğa ve hüzne kapılır. Kendisini terk eden babasına tepeden dürbünüyle bakan , babasının beyaz gemide çalıştığına inanan o romantik ve iyi çocuk kendini sulara bırakarak gözden kaybolur roman sonunda. Romantizmin , realizm karşısında çöküşünü de görüyoruz. Roman , sonu itibariyle birçok eleştiri almıştır zira kötülük , iyiliğe karşı zafer kazanmış gibi görünüyor fakat mühim olan savunulan değerler ve karakterlerin o değerleri temsil biçimidir.