Her öğrenci öğrenebilir, ancak her öğrenci aynı biçimde öğrenemeyebilir. Her öğretmenin bir ders anlatma biçimi vardır; her öğrencinin de bir anlama ve öğrenme biçimi vardır. Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyusmamasindan kaynaklanan bir durumdur.
Gömleğin, kazağın,ayakkabın ya da herhangi bir eşyan zarar görse, gidip yenisini alabilirsin. Ama otuz,kırk,elli yasına geldiğinde " On yedi yaşımı kötü yaşamıştım; yeniden satın alabilir miyim, ya da değiştirebilir miyim ?" diyemezsin. Çünkü geçmişini satın alabileceğin bir dükkan bir yer yok...
Şimdi sen de kendini düşün. Herkese gosterdigin yüzün gerçek yüzün mü? Herkesin, sana ait zannettiği yüz gerçekten sana ait mi? Belki de gerçek yüzün, başkalarına göstermeye cesaret edemediğin için taktiğin maskelerin ardında duruyor ve onu hak ettiği gün ışığına çıkaracağın günü bekliyor.
Iste o gün bu gün ve işte o an şimdi.
Evet şimdi.
Kim insan, kim odun karıştırıyorum bazen. Ve şunu da merak etmekten kendimi alamıyorum: Acaba ağaçlar da kurumuş arkadaşlarına bakıp bazen " İnsan kafalı, salak!" diyorlar mıdır?