Gülümseme
Şehirde sabah akşam yangınlar çıkıyordu. Şehrin bulutları ahşap evlerin küflü tahtalarından fışkıran dumanlarla karışıyordu. Ahşap evler yıkılmalı, yerlerini betonörme binalar yapılmalıydı. İl ihtiyar heyeti toplandı.İnşaat seferberliği ilan edildi. Şehir tuğla tuğla, duvar duvar yeniden örüldü. Şehirde tek bir ahşap ev, tek bir çivili tahta kalmadığı gün büyük bir şenlik yapıldı .Havai fişekler semanın uzak yıldızlarına selam çaktılar.Evren zafer nidalarıyla inledi. Gece sona erdi şafak söktü. İnsanlar yorgun bedenlerini yumuşak yataklarına henüz bırakmışlardı ki toprağın damarlarından gelen bir çığlıkla uyandılar.
Deprem olmuştu. Taşın üstünde taş, damın üstünde çatı kalmamıştı .İnsanlardan hala ölmemiş olanlar, sokaklara çıkıp ağlaşmaya başladılar. Öğleye doğru il ihtiyar heyetinin bir üyesi eskiden tiyatro binası olan, enkaz yığınının üzerine çıkarak acıyla gülümsedi.İşte dedi, kaderde bize böyle gülümsedi.