Kitabın Adı: Fincanımda Cola Var
Kitabın Yazarı: Sadettin Ökten
Tür: Deneme
Sayfa Sayısı: 232
Fincanımda Cola Var! Mimar Sinan Üniversitesi emekli öğretim üyesi ve Yazar olan Prof. Dr. Sadettin Ökten tarafından yazılmış deneme türü kitaptır.
Kitabın ismi ve kapağı çok câzip. Sadettin Hoca ile özel sohbet tadında, onun için okunması kolay. Kitabın sayfa düzenine bir hayli emek sarf edilmiş. Çok sayıdaki özel isimler ve kavramlar hakkında aynı sayfa içinde, kutucuklar içinde kısa bilgiler verilmiş.
Kitapta târih, kültür, medeniyet, şehircilik, yaşama üslûbu, İstanbul medeniyeti, Doğu-Batı mukayesesi vb. birçok konu yer almaktadır.
Kenarında lokumu, nakışlı fincanı, baştan çıkaran kokusu, 40 yıllık hatırı taşıyan lezzetiyle bizi tarif eden en doğru semboldü o... O; dostluktu, komşuluktu, paylaşmaktı, medenilikti…
Zaman geçti… Biz değiştik… Kalabalık kentlerde, yüksek apartmanlarda yaşamayı seçtik… Yalnızlaştık... Medeni şehirlilerden, uygar kentlilere dönüşürken; bizliğimiz benliğe doğru yürüdü.
Bu kitabın sayfalarında, fincanlarımızda kahve olan dönemler var… Bu kitabın sayfalarında, bugün var… Bu kitabın sayfalarında, Prof. Dr. Sadettin Ökten'in bilge yaklaşımıyla geniş bir medeniyet sohbeti var. Kahvenizi unutmayın!
Kahve içme rahatlığıyla kitabı kısa sürede okudum. Çok keyifli bir kitap. Sıkılmadan okuyacağınız bir eser. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
fincanımda cola var
Sadettin Ökten’in okuduğum ilk kitabı, dolaysıyla başlarda kalemine alışmam biraz zaman aldı. Yazarın gayet sade bir anlatımı var, uzun cümleler kullanmaktansa az ve öz cümleler tercih etmiş. Kitabın konusuna gelecek olursak, yazar, “medeniyet tasavvuru-şehir-insan ilişkisini” İslam medeniyeti ve kapitalizm bakış açısından farklı farklı konulara değinerek, örnek vererek anlatıyor.
Peki nedir bu medeniyet tasavvuru?
“Medeniyet tasavvurudur ki hayatı yaşanır kılar. Değerleriniz bu referansa göre şekillenir. Değerleri hayata taşıyan davranışlar yine bu referans sisteminin eseridir. Değerlere uygun davranılmadığında uygulanan yaptırımlar yine o değerlere aittir. Yani bir bilgi, inanç ve ahlak kompozisyonundan bahsediyoruz.”
Kapitalizmin de kendine ait bir medeniyet tasavvurunun olduğunu söylüyor yazar: “Kapitalist dünyanın bir medeniyet kurgusu vardır ve bu kurgu insanı yönlendirmektedir. Kapitalizm, sadece para kazanmak değil. Arkasındaki değerlerle beraber gelir, çünkü o bir usuldür. O usulü üreten bilinçli bir tercihtir, yani toplumsal bir mutabakatın ürünüdür. O toplumsal mutabakat da özünde birtakım değerler sistematiğine istinat eder. Kapitalist usul, biçim, geldiği zaman ona ait değerler de birlikte gelir.”
Dolayısıyla bir medeniyetten bir şey almak onun felsefesini, yaşam biçimini, duygu dünyasını, hayata bakış açısını almaktır. “Her obje arkasındaki değer hükmüyle, yani medeniyet tasavvuruyla beraber gelir. Çünkü bir toplum ürettiği eşyayı gelişigüzel, kendiliğinden üretmemiştir. İnsan eylemlerinde mutlaka bir tercih, bir bilinç, bir seçme söz konusudur.”
Dolaysıyla “insan olarak neyi, ne şekilde aldığımızı ve uyguladığımızı bilmemiz gerekiyor. Ve tabii, hangi değerlerimizi, hangi değerler pahasına feda ettiğimizi!”
Ve tamda bu yüzden
Sadettin Ökten Hocamı tanıdıkça ekranlarda, bir ünsiyet oluştu kendisine karşı.Ben de daha yakından tanımak için elbette fikirlerine yoğunlaşmam gerektiğini düşündüm.
Bu kitap yazarın okuduğum ikinci kitabıdır. Şimdi kitaba geçmek gerekirse
Ana teması " Medeniyet Tasavvuru ". Yazarın bu cümleyi bir çok başlıkta kullanması, konunun ne kadar ehemmiyeti olduğu gösteriyor.
Batılılaşma sorununa, kapitalizme, insan aklını yanlış kullanımına ve daha nice konulara değinmekte ve tatlı, tatlı eleştirmekte. Okudukça bu konu hakkında ne kadar az bilgim olduğunu idrak ettim. Velhasıl çok hoş bir kitap
Hep diyoruz Batı'nın teknolojisini alalım, ahlâkı onda kalsın... Peki gerçekten teknolojiyi veya felsefeyi ahlâkından koparabilir miyiz?
Ait olduğumuz medeniyet bize sadece görünen kalıpları vermez. Aynı zamanda düşünme tarzımızı, önceliklerimizi, çıkış noktamızı, varmak istediğimiz yeri de inceden inceye benliğimize işler. Dolayısıyla bir medeniyetten bir şey almak onun felsefesini, yaşam biçimini, duygu dünyasını, hayata bakışını almaktır... Fincana cola koymak, ancak bir kamufledir. Kola yine koladır, fincan hâlâ kahve içindir...
Sadettin Ökten Hoca birbirinden keyifli yazılarla bu 'almak'lar ve medeniyetler üzerine düşünmemiz için çeşit çeşit kapılar aralamış. O kapılardan geçmek isteyenlerin mutlaka seveceği güzel bir kitap.
Kitabın ismi beni kitabı okumaya teşvik eden ilk etmendi.Fincanımda cola var... Gerçekten farklı.Kitabı okudukça medeniyetimizden neler kaybettik, şimdi ne haldeyiz, çoğu şeye alışmışız onu farkettim.Bizim içinde olduğumuz medeniyet hayat tarzımızı, yaşantımızı belirliyor.O yüzden nasıl bir medeniyet, nasıl bir tasavvur içinde yaşadığımıza tekrar bakmamız gerekiyor.Müslümanız diyorsak buna uygun bir medeniyet ve hayat tarzı gerekli bize.Bunu farkettiğimiz anda da(yani şu anda) bir şeyleri değiştirmeye başlamalıyız.
Sadettin Ökten ile sohbet etmek isteyen, nasihat almak isteyen, sorularının cevabını bulmak isteyenler çok güzel bir derleme eser olmuş. Böyle naif sohbetli insanların kıymetini kaybetmeden bilmeliyiz.
Malum içecek sadece bir içecek değil toplumların kültürlerini bile etkilemiş bir marka. Markaları yaşatan tüketicilerdir ve özellikle dünyadaki hakim zihniyet gücünü bundan alır. Bu ve benzeri markalar dünyada çok satıldığı sürece güç sömürü düzeninde olmaya devam edecektir. İftarını colayla açan bir müslüman klavye kahramlığı ile sadece gülünç olur.
🍂 Fincanımda Cola Var ~ Sadettin ÖKTEN 🍂
.
📌 Satır Çizgileri;
.
Toplum, bir şehrin hem inşa edicisi hem de kullanıcısıdır. Ve işte, medeniyet tasavvurunun hayata yansıması olan şehir de bir oyun gibidir ve toplum, bu oyunun hem oyun yazarı hem aktörü hem de seyircisidir.
.
Bu dünyanın problemleri deniz üzerindeki dalgalar gibidir, bazen durur gibi olur ama çoğunlukla çalkantı vardır. O çalkantılara uzaktan bakabildiğinizde, hepsinde bir hikmet görürsünüz. Ama esas inci, denizin dibindedir.
.
Burada en büyük fakih, insanın kalbidir. Bakacak; ne olabilir, ne ihtiyaçtır? Bakarken de önünde bir kutup yıldızı var: o yıldız Cebâb-ı Resûl'dür, Allah'tır, O'na vâris olanlardır.
.
Aslında, insanın kendisine yaptığı şeydir zulüm.
.
📌 Kitap Yorumu;
Aslında kitabın isminden de az çok bazı şeyler kendini belli ediyor. Kendi kültürüne kendi yaşantı ve inanışına Batı'nın hallerinin karışması ve günümüz de bu daha da bir büyük boyut kazanması. Çok güzel örneklemeler gördüm ben kitapta bunu kati olarak veya sen gericisin, sen laiksin gibi değilde kendi iç dünyanızda bir insan olarak irdelemenize ait şeyler bulunabilir yazar bu konuda kimseyi böyle sivri dille kırmadan izah etmiş bazı tarihi olayları anlatırken kaynaklar da var. İstanbul şehri için mesela 1950 sonrası ve öncesin de İstanbul şehrini planlamak adına hep bir dışardan adam getirme isteği ve İstanbul'u onların kafasına göre değiştirmelerini sağlamaları mesela çok ilginç ve çok içler acısı fikir alınılır ama hani direk gel sen planla demek iğrenç bence tek kelime ile aslında özet gibi bir cümle olur ise kitapta batıya olan sempatinin ne kadarı doğru diye bir yaklaşım diye nitelendirebilirim kendi adıma.
Kitapla Kalın!
Batı medeniyeti- İslam medeniyeti üzerinde duran, pragmatik kapitalizmin İslam dünyasına karışmasıyla "Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?" sorusuna çok aleni bir şekilde cevap veren , üslubuyla, anlatış tarzıyla kendine hayran bırakan, herkesin okuması gereken efsane bir kitap..
Kapitalizm geldiği zaman tek gelmez; kendine ait değerleri de beraberinde getirir. Bu değerlerin yokluğu halinde insana huzursuzluk dahi hissettirir.Ve biz de bu değerleri farkına varmadan benimseriz.Kitapta
'Fincan' olarak benzetmesini yaptığı doğu medeniyetini; 'kola' olarak benzetmesini yaptigi batı medeniyetini ve bizim medeniyetimize etkisini, 'medeniyet-şehir-insan' üçlemesini idrak etmemizde, didaktik olarak sohbet havasında okuyucularina aktarmış, ne de güzel oldu böyle bir kitap ile tanışmak.
Ömer Sadettin Ökten, Türk inşaat mühendisi, yazar ve emekli öğretim üyesidir.
1 Eylül 1942 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası İmam – Hatip Okulları’nın kurucusu olarak bilinen Mahmut Celâlettin Ökten’dir. Annesi Emine Mahmude Hanım’dır. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten ablasıdır.
Baba tarafından Gürcüzâdeler olarak bilinir. Çocukluğu ve gençliği İstanbul’un Fatih ilçesinde geçmiştir. 1956-1960 yılları arasında Vefa Lisesi’nde okuyup mezun oldu. Ardından okuduğu İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden Yüksek İnşaat Mühendisi olarak 1964 yılında mezun oldu. Sadettin Ökten, 1969 yılında Meriç Hanım ile evlendi ve sonrasında dört çocuğu oldu.
1969 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne Betonarme Kürsüsü’nde asistan olarak kabul edildi. 1971 – 1973 yıllarında ABD’de misafir doktora öğrencisi olarak bulundu. Askerlik görevini 1974 – 1975 yıllarında Genelkurmay Bilgi İşlem Dairesi’nde tamamladı. 1977’de doktor unvanını aldı. Kazandığı bir burs ile yüksek lisansını ABD’de yaptı. 1979-1980 akademik yılında Belçika’da bilimsel araştırmalar yaptı. 1982 yılında doçentliğe yükseldi. 1985’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne geçti. 1989’da profesörlüğe yükseldi.
Prof. Dr. Sadettin Ökten, şehir ve medeniyet, özellikle de İslâm medeniyeti konularındaki konuşma ve çalışmaları ile tanınır. Çeşitli üniversitelerde Bilim Tarihi, Yapı Teknolojisi Tarihi, Kent Kültürü ve Kent Estetiği dersleri verdi. Sadettin Ökten, yapı mühendisliği alanındaki eğitim – öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanında proje düzeyinde meslekî uygulamalar da yapmış ve yapmaktadır. Ayrıca bilim tarihi ve felsefesi, kültür, medeniyet ve sanat alanlarında özel ilgi sahibidir. Bu konudaki çalışmalarını farklı üniversitelerde verdiği Bilim Tarihi, Yapı Teknolojisi Tarihi, Kent Kültürü ve Kent Estetiği dersleri ile değerlendirmiştir. Hâlen meslekî faaliyetinin yanı sıra kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını da sürdürmektedir.
2020 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne Kültür Tarihi alanında Prof. Dr. Sadettin Ökten lâyık bulunmuştur.
2012 yılından bu yana faaliyetlerine devam eden ve Türkiye’nin şehircilik çalışmalarına önemli katkılar sağlayan Esenler Şehir Düşünce Merkezi, 2020 yılı Ağustos itibarıyla yoluna Esenler Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi olarak devam etmektedir.
Prof. Dr. Sadettin Ökten’in Kitapları:
Örselenmiş Osmanlı’dan Medeniyet Umuduna (Söyleşi: Ayşe Çavdar, 2013)
Fincanımda Cola Var! (2014)
İçimde AVM Var! (2015)
Yahya Kemal’den Bugüne İstanbul (2015)
Yahya Kemal’in Rüzgârıyla Düşünceler ve Duyuşlar (2015)
Hayatımdan Portreler (2016)
Gelenek, Sanat ve Medeniyet (2016)
Aslında Bir Sanat Var – Sanat Birey ve Toplum Üzerine (2018)
Dünyaya Geldim Gitmeye-Gönül Sadası’ndan Akisler (1-2 Cilt, Kemal Sayar ile, 2019-2020)
Aşk ile Ânı Seyretmek: Gönül Sadası’ndan Akisler (1-2 Cilt, 2019-2020)
Mesken ve Mesken Mimarimiz