📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Muhteşem tek kelimeyle muhteşem. Kitabın, okunduğu andan itibaren duygu yoğunluğuna girmemek elde değil. Üstelik bitirdikten sonra bile etkisinden çıkılmıyor. Ki herkesi etkileyebilecek bir kitap, edebi yoğunluğu fazla olmasa da akıp gidiyor ve hemen bitiyor ama etkisi o kadar çabuk değil.
Bazı kitapların okunmak zamanları vardır lafına gerçekten inanıyorum. Birkaç yıl önce Türkçe öğretmenimin önerisiyle başlamıştım ve sonrasında yarım bırakmıştım ama şimdi okuyunca çok etkilendim. Kitap akıp gidiyor ve bitirmeden kalkmak istemedim başından.
Emir ve Hasan adındaki çocukların yaşamları, ülkeleri, içinde bulundukları durumu, arkadaşlık, kardeşlik duyguları, babalarıyla arasındaki ilişkileri kaleme alınmıştı . Savaşın çocuklar için çok zor olduğunu, coğrafyanin kesinlikle kader olduğunu, toplumdaki cinsiyetçiliğin altını çizen yazar çok edebi kaygı gütmeden anlatmış olsa da gayet güzeldi.
Herkesi ağlatan bir kitap mı bilmem ama beni çok ağlattı, içinde bulunduğumuz ruh haline göre de değişebilir bu durum. Küçük çocukların nelerle başa çıktığını okumak, gerçek hayatta da böyle şeyler olduğu için çok acı verdi. Kitapta da yazan gibi Çocuklar hep var ama çocukluklarını çaldılar.
Kitap gerçek dostluğu, onun için fedakarlıği, sadakati, kardeşliği, adalet için savaşmayı, kötülerin elbet kaybedeceğini, iyiliğin içimizde olması gerektiğini vuruluyor.
Çocuklar hep masum ve saf kalmalı, hayallerine gölge düşürülmemeli, bunu kimse hak etmiyor.
Ahmet Ümiti polisiye kitaplarıyla tanıyorum ve yazarın kalemini gerçekten beğeniyorum. Genelde heyecan verici ve akıcı olur.
Bu masal kitabı tek oturuşta oturup bitirilecek bir kitap değil. Ben okumakta zorlandım ara ara, o da sürekli tekrarlayan şeylerin fazla olmasından dolayıydı. Biraz tahmin edilebilir ve tekrara düşülen şeylerin olması arada heyecanı kaçırıyordu. Sonuç olarak bir masal kitabı ve her yaştan bireyin okuyabileceği bir kitap bence, yazım konusunda da sürekli tekrar eden şeylerin olması anlaşılmayı arttırmak içindi belki de.
Masalın sonu alışılmıșın dışındaydı, genelde klișeye uyarlar. Verilmek istenen mesaj yeterince iyi anlaşılıyordu ve iyi anlatılmıștı.Kitabın kapağında da yazdığı gibi "Özgürlük yoksa aşk da yoktur."
Aşkın kutsallığından ve ona ulaşmak için gerekli erdemlerden bahseden bu masal kitabı asıl mesajı alınca hayatta kadın olarak ön planda olmamız ve özgürlüğümüzü kısıtlayacak erkeklerden uzak durmamız için ufuk açıcı bir durak.
Genel olarak güzeldi bence günlük hayatın koşuşturmalaridan, gerçeklikten biraz kaçıp mucizeli masallar diyarına sığınmak iyi gelebilir.
Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır.
Günlük yaşantımızın ve iş hayatının getirdiği koşuşturma içerisinde aslında çok ihmal ediyoruz kendimizle baş başa kalmayı, kendimize iyi gelmeyi. Çok zor değil biraz zaman ayırıp doğada yürüyüş yapmak, düşüncelerimizle baş başa kalıp, kuşların ve ormanın seslerini işitip vakit geçirmek. Ama unutuyoruz ve ihmal ediyoruz .
Shinrin-Yoku Orman banyosu demek. Doğanın içinde vakit geçirerek, duyularımızla ve hissettiklerimizle doğayla bütün olarak zihni ve bedeni rahatlatmaya yarayan bir tür terapi.
Etrafımızdaki gürültülerin ve kalabalığın içerisinde çokça kendimizi yalnız hissettiğimiz olmuştur. Hatta öyle ki bu hisler beraberinde bazı psikolojik hastalıklara da yol açıyor. Yazarlarımız bunu doğadan uzak kalmanın sonucu olarak nitelendiriyorlar. Çünkü içerisinde yaşadığımız doğal çevre bizlerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığında önemli rol oynuyor. Yazarlarımız; “...şehirde ki insana istırap çektiren çoğu kötülüğün altında doğayla olan kopukluk yatıyor." diyor. Doktor Shoma, tedavilerinde hastalarını ormana gönderiyor ve onlara belirli aktiviteler yaptırıyormuş. Kullandığı yöntemler ilaçlı tedaviden daha yüksek oranda iyileşme sağlıyormuş. En iyi ilacın doğa olduğunu savunuyorlar.
Kitapta shinrin yoku hakkında bilgileri ve nasıl uygulayacağımızı, bilimsel bir şekilde anlatıyor yazarlarımız. Hayatın kusursuz, mükemmel olmayacağını, güzelliğin kusurlarıyla var olduğunu wabi- sabi adındaki japon öğretisiyle öğreniyoruz.
Bilimsel bir kitap olmanın yanında biraz da hatırlatıcı görevde bir kitap, doğanın içinde bulunmamız ona zaman ayırmamızi, kuş cıvıltılarını dinleyip stres atmamızı, doğanın bizim için bir ilaç olduğunu hatırlatıyor.