Emir Akbaba

Emir Akbaba
@EmirAkbb
Öğrenci
Hacettepe - Tıp
Ankara
20 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Ölümcül Oyun - İnceleme
6/10
·336 syf.··
2020 19. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2020 22:07
Kitabı tam olarak incelemeye başlamadan önce bir hususu belirtmek istiyorum. Bu kitap, başlıkta -yanlış olarak- belirtildiği şekilde bir Sherlock Holmes kitabı değildir. Kitabın kapağındaki küçük bir tasarım oyunu dolayısıyla bir Sherlock Holmes kitabı algısı oluşmuş vaziyette ancak kapakta aslında Sherlock Holmes "yazarından" Ölümcül Oyun şeklinde bir ifade mevcuttur. Yani kastedilmek istenen Sherlock Holmes değil, yazar Sir Arthur Conan Doyle'dur. Bu konuya dikkati çektikten sonra nihayet kitabın asıl incelemesine geçiş yapabilirim. Kitap, Sir Arthur Conan Doyle'un sevilmesini sağlayan polisiye türünde hikayelerden oluşmakta. Her hikaye birbirinden bağımsız kişilerle birbirinden farklı olay, mekan ve zamanda geçmekte. Kimi hikayeler yeteri kadar sürükleyicilik sunmasa da kimisi de sonunun ne olduğunu merak ettirecek nitelikte. Ancak yazarın Sherlock Holmes serilerindeki kadar bir sürükleyicilik ve merak uyandırma niteliklerini yeteri kadar bulamayabilirsiniz. Bu sebepten ötürü bu kitabı okurken beklentinizi düşük tutmanızı tavsiye edeceğim. Onun dışında, kitapta -en azından elimdeki üçüncü baskıda- bazı yerlerde yazım hatalarına rastladım. Ayrıca, -büyük ihtimalle çeviriden dolayı- seçilen kelimeler günümüzde konuşulan Türkçe bağlamında anlaşılır olmasına rağmen bazı cümleleri defalarca okumanıza rağmen anlayamıyorsunuz. Demek istediğim açıklık ve anlaşılırlık açısından bazı cümlelerde sıkıntılar var. Sonuç olarak, çok bayılarak okuduğum bir kitap olmadı fakat Sir Arthur Conan Doyle'un tarzını seviyorsanız ve/veya merak ediyorsanız okuyabileceğiniz bir kitap. Sağlıcakla kalınız...
Edebiyat
Sherlock Holmes - Ölümcül OyunArthur Conan Doyle · Tutku Yayınevi · 2017173 okunma
Reklam
Bülbülün Kırk Şarkısı'nın İncelemesi
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 22:41
Kitap, bir bülbülün gözünden ve sözlerinden Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatını bir roman havasında okuyucuya aktarıyor. Ve tabii ki kitabın her sayfasında o malum "bülbülün güle olan aşkı"nı özellikle hissedeceksiniz. Bülbülün gülü anlatırken "Gülüm!" şeklinde hitabından da, kitaptaki samimiyeti rahatlıkla seziyorsunuz. Kitapta olaylar kronolojik olarak anlatılmakla beraber Kur'an'dan ayetlere de bu olaylar esnasında yer verilmiş ve böylelikle ayetin anlam ile bağlamının daha rahat anlaşılması sağlanmış. Bu esnada yalnız Peygamberimizin (s.a.v.) değil; sahabelerin de hikayelerine değinilmiş ve onların İslam'a giriş süreçleri de anlatılmış. Dil ve üslup olarak kitap günümüz Türkçesiyle karşılaştırılırsa biraz daha ağır kalmakta. Ancak bu ağırlık, kitabın anlaşılmasını zorlaştırmamakta, aksine, anlamı daha derin ve yoğun kılmakta. Kitapta çok az sayıda da olsa yazım hatalarına rastladım. Ancak 99.999 kelimelik bir kitap olduğunu düşündüğünüzde bunu gözardı etmemenin anormale kaçacağını düşünüyorum. Sonuç olarak, mahir bir kalem olan İskender Pala'nın bu kitabı gerek anlatımı gerekse anlattıklarıyla gayet başarılı bir çalışma olmuş. Okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar...
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
"Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum" Kitabının İncelemesi
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 04:47
Bu kitabı ben tıp fakültesine girmeden önce almıştım. Ancak bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım. Serkan hocamızı fakültenin koridorlarında görünce her nedense kitabını bir ara okumalıyım demiştim; an itibariyle de okumuş bulunuyorum. Kitap güzel ve akıcı bir dille yazılmış. Bazen cümlelerde gerçekte bayağı yabancı olunan kavramlar kullanılmış olsa da bu kavramların ne ifade ettiği de belirtilmiş kitapta. Ancak bazı yerlerde kelimelerin Türkçe karşılığı olmasına rağmen olduğu halleriyle kullanılmasını doğru bulmadım. Buna rağmen okurken gerçekten de kahkaha attığım nadir kitaplardan. Başarılı bir mizahi üslupla bilimsel konuları sıkmadan -ve hatta çekici bir şekilde- sık sık günlük hayattan örnekler vererek anlatması az önce belirttiğim Türkçe kelimeler meselesini görmezden gelinebilir kılıyor. Konusu dolayısıyla da aslına bakarsanız önemli bir kitap. Bağırsakların ikinci beynimiz olduğu hususunu sebepleriyle okuyucuya elinden geldiğince senli benli bir dille sohbet havasında anlatıyor olması kitabın oldukça takdir ettiğim bir tarafı. Mikrobiyota konusunda da çokça şaşıracağınız, "Vay be!" diyeceğiniz bilgiler de var. Ayrıca kitabın çoğu yerinde yapılmış birçok araştırma ve çalışmaya ve bunların sonuçlarına da yer verilmiş. Ancak bir tavsiyem olacak. Ben bu kitabı şu an içinde bulunduğumuz (2020 yılı) Ramazan ayında okudum. Eğer oruç tutuyorsanız iftardan sonra okumanızı öneririm. (Spoiler) Zira ağzınızı sulandıran, çeşitli lezzetlerin kokusunu burnunuza getiren cümleler ve hatta paragraflar bulacaksınız kitapta. E ne yaparsınız; sonuçta kitabın konusu bağırsaklar ve mikrobiyota olduğundan yemeklere de değinilmeden geçilmiyor. :) Sonuç olarak konusu ve üslubu itibariyle gayet de beğenmiş olduğum bir kitap. Tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar...
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,6bin okunma
"Beyaz Zambaklar Ülkesi"nin İncelemesi
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 18:49
Kitapta, yazar Grigoriy Petrov'un gözlemlerinden ve kaleminden Finlandiya -diğer adıyla Suomi- ülkesinin, deyim yerindeyse bataklıklardan yüksek bir refaha erişmesindeki süreç anlatılmakta. Özellikle kitabın ilk kısımlarında önbilgiler verilmesi de okurken anlamayı daha da kolaylaştırıcı bir niteliği kitaba kazandırmış. Bütün bunların dışında kitabı okuduğumda, daha önceden bu kitabı bitirmiş olmalıydım, dedim kendi kendime. Bu kadar sade bir dille ve yerinde örneklerle çok güzel fikirlerin sunuluyor olmasıyla yalnızca kendi çağına değil yazıldığı dönemden sonraki tüm zamanlara hitap edebilecek bir kitap. Ve tabii ki kitabı okurken, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in bu kitabın müfredata dahil edilmesi hususundaki haklı isteğini de anlıyorsunuz. Arzum odur ki çok geç kalmadan bu kitabı okuyun ve her bir ifadesini derinlemesine kavrayın. O zaman dediklerime hak vereceksiniz.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2007124,6bin okunma