Öncelikle belirtmeliyim ki, Nazilerin fikir babası kabul edilse de ben kabul etmiyorum. Eşcinselliğin ve dinsizliğin devleti çökertmeyeceğini söylemekte fakat Nazi Almanyası’nda her iki unsura da ahlak konusunda fazlasıyla hassasiyet duyulduğu bilinmektedir.
Ahlaksızlığın bir devleti bitiremeyeceğine tarihsel örnekler vermiştir fakat o devletlerin yozlaşmasının temelinin bahsettiği ahlaksızlıklar olduğunu hesap edememiştir.
Coğrafi zenginliklerin ulusların medeniyet derecesini belirleyemeyeceğini söylemiştir. Haklıdır, Afrikalılar üstün bir ırk olsaydı Avrupalı emperyalistlerden önce kendileri kaynaklarını kullanarak bugün tüm dünyaya hakim olabilirlerdi.
Pek çok Avrupalı araştırmacı Türk milliyetçiliğini eksik görmektedir. Kendilerinde meydana gelen kilisenin önemini kaybederek toplumu bir arada tutacak yeni bir olgu olan ''laik ulus'' anlayışını, Türklerin henüz yaşamadığını söylerler. Bundan dolayı da yazarın sayfa 83'te belirttiği son cümlede ''Hristiyanlık medeni bir güç değildir ve böyle olmamak için mükemmel nedenleri vardır.'' sözcüğü İslam için asla geçerli değildir. İslam münferit eşitsizlikleri kabul etmez ancak kavimler arası eşitsizliği kabul eder, milliyetçiliği destekler. (İsra-21, Zuhruf-32 ayetleri esas alınabilir, Bilal Habeşi'nin Habeşistanlı olmasıyla lakap verilmesi gibi pek çok ispat mevcuttur) Pek âlâ, vaziyet bu iken İslam'ın gerçekçi bir kardeşlik ve ırk-asabiye ayrımı mevcutken Hristiyanlığın eksik ve kusurlu noktalarını İslam medeniyetinde görmemiz asla beklenemez. İtalyanlara ve Almanlara fikir babası olan bu oryantalist Gobineau, Türk milliyetçiliğinin dinamiklerine asla bir yol gösterici olamaz.
Irki fizyolojinin değişmeyeceğini, güzelliğin sabit olacağını söylemiştir. Yanılıyor! Güzellik algısal bir şeydir, algıları da toplumsal statü