... Bütün yapıtlar kendilerinden önceki yapıtlarla yapılmış bir konuşmanın izlerini taşır. Dostoyevski İnsancıklar'da Gogol'la tartışır. Kafka, Dönüşüm'de Dostoyevski'nin elli yıl önce sorduğu soruyu, "İnsan mıyım, yoksa böcek mi?" sorusuyla cevaplar.
Oğuz Atay romanlarını yaralı Don Kişotların, yeraltında yaşayanların, hamam böcekleri ve metamorfozların yankılandığı bir vadide yazar.
2019-TYT/Türkçe 😊
Onu neyin uyandırdığını bilmiyordu. Işık yüzünden değildi, çünkü gözleri yaşlı pencerelerin ardındaki yağmurlu gün, donuk donuk parıldıyordu. Gürültüden de uyanmamış tı, çünkü ses yoktu burada, duvardaki ölmüş insanların fotoğraflarının içinden ona delici sabit bakışlarla bakıyorlardı yalnızca. Neden ve niçin olduğunu bilmeden uyanmıştı: burada onu çağıran ve cezbeden hiçbir şey yoktu.
Uyanmak bile tek başına acıtıcıydı: Düşsüz geçen kapkara geceden sonra, tıpkı sıcak ve boğucu bir havadan buz kesmiş suyun içine dalar gibi kendini günün içinde buldu.