Kitap, somutluktan ziyade soyut bir anlatımı tercih etmiştir. Anlatımın çok soyut olması kitabı anlamayı zorlaştırmıştır. Bu yüzden de Türkiye’de en çok yarım bırakılan kitaplar arasındadır. Kitap her ne kadar tartışmalara neden olsa da bazı edebiyatçılar için Türk edebiyatının dönüm noktası olarak sayılmıştır. Tutunamayanlar, Oğuz Atay’ın bilinçli olarak yazdığı ilk postmodernist eserdir. Bu eseri eşsiz yapan birçok özelliklerinden biridir. Atay’ın konuyu alaycılıkla anlatması dahil tüm özellikleri kitabın birçok eleştiri alabileceğini göstermektedir. Ancak her ne kadar eleştiri alsa da Türk edebiyatı için oldukça önemli bir eserdir.
Kitap, okunması ağır olmayan yalın ve sade bir anlatımla,kurgu kitabı olmaktan çok gizli bir kişisel gelişim kitabı olarak bize sunuluyor. Herkesin kitaptan özellikle çıkarttığı ders farklı çünkü herkesin algısı ve yaşantısı farklı.
Benim kitap sayesinde kendimde keşfettiğim; “şunu yapmış olsaydım bunu seçmiş olsaydım” gibi keşkelerimin altında yatan Mükemmeli arama isteği. çünkü; mükemmellik mutluluk getirir gibi bir inanca sahibim. Birbirinden alakasız”şu olsa bu olsalarımın altında yatan sebebin aslında hiçbir zaman varolamayacağını çünkü her şeyin kontrolünün bizde olmadığını kitap sayesinde anlamış oldum..
Kitap, insanlığın kaderini derinden etkileyen mülteci krizleri, uluslararası terörizm, İslam karşıtlığı ve gelir adaletsizliği gibi küresel salgın haline gelmiş sorunları mercek altına alıyor. Yazar, bu krizlerin temel kaynağı olarak modern dünyanın kurumlarının, özellikle de Birleşmiş Milletler’in (BM) işlevsizliğini işaret etmektedir. Ruanda ve Bosna’da geçmişte yaşanan katliamlar ile günümüzde Orta Doğu’da süregelen insani dramlar, mevcut sistemin tıkanmışlığının en somut kanıtları olarak sunulmaktadır.