Bir kapıdan girer gibi baktım sana,
İki tel çit arasında, denize açılan zaman.
Ayak izlerin kalmış o kıyıda hâlâ,
Gölgen kumda, adın ise dalgaların ağzında.
Güneş yakıyor ama içimdeki soğuk dinmiyor,
Gülüşün, kulağımda yankı, ama sesin yok.
Seninle güldüğüm her anı şimdi kıskanıyorum,
Çünkü sevgi dediğimiz şey, bazen lanet gibi çöker boynuma.
Birlikte yürüdüğümüz o yol,
Şimdi iki yabancının sessiz adımlarına tanık.
Seninle ıslanmış kumlar kurudu,
Ama ben hâlâ ıslanıyorum, gözlerimin içinde.
Seni severken kendimden nefret ettim,
Çünkü seni sevdikçe yok oldum,
Çünkü sen gittikçe, ben kaldım.
Ve sevgi yerini boşluğa, boşluk yerini öfkeye bıraktı.
Biri bu kıyıda seni unuttuğunu sanıyor,
Ama ben her dalgada seni yeniden kaybediyorum.
Güneş batıyor, deniz susuyor,
Sadece ben susamıyorum…
Çünkü hâlâ seviyorum, hâlâ özlüyorum,
Ve en kötüsü, hâlâ seni affedemiyorum…