Emir

Emir
@Emirovic21
tarih, din, psikoloji, felsefe, kişisel gelişim
Biyomühendislik/Üniversite
Bursa
Osmangazi/Bursa, 17 Ağustos 2004
59 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Dönüşümü, bir tür ortak ortam, inanca dönüştürülmüş inançsızlık veya bir tür inancın başka bir türe dönüştürülmesini içeren bir durum şeklinde düşünme eğilimindeyiz. Gerçekten de psikanalizin gelişmesini sağlayan ufum açıcı bir gözlemdi bu: Duygulat ve arzular karşıtlarına, görünüşte alakasız fikirlere, fiziksel semptomlara dönüştürülebiliyordu.
Sayfa 37 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Arzunun Sınırlandırılması
Kişi tarafından sınırlandırılmayan ve yönlendirilmeyen arzu, sınırları zorlamaya ve bulduğu her yöne atlamaya yatkındır. Bu sebeple insan; önce kendisini tanımalı, arzularının yönlendiği yolları tanımalı ve sınırlarını buna çizmelidir. Eğer hayatı sınırsızca yaşarsa, zamanla içerisinden çıkamayacağı bir sapkınlıkta kendisini bulması kaçınılmazdır.
Duygu ve Düşünce
Seni yolundan saptıracağını düşündüğün hislerden kaçın (ne kadar o yola girmek tatlı gelse de), seni daha kendinde hissettirecek şeylere sarıl (ne kadar sıkıcı gelse de).
Duygu ve Düşünce
Ancak dönüşüm yaşayanlar elbette kendilerini sıkıştırılmış ya da bir kalıba sığdırılmış olarak düşünmezler, kendilerini salıverilmiş, aydınlanmış veya özgürleşmiş olarak düşünürler. Yani dönüşüm, her zaman şu ya da bu biçimde bir tözcülüğü içerir. Dönüşenler, bir anlamda, neyin değerli olduğunu ve nasıl değerlendirilmesi gerektiğini bildiklerine inanırlar. Diğer tğm sözde gerçekleri yanlış, yanıltıcı ve yozlaştırıcı kılan yeni bir gerçeğin içinde yaşarlar. Dönüşmüş olanlar için dönüşmemiş olanlar her zaman bir şeyde başarısız ve bir şeye zarar verir konumdadır.
Sayfa 26 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
sorgulama üzerine
İnsanda gelişmiş olan ve bazı durumlarda bizim zararımıza olan yeteneğimiz sorgu. Böyle deme sebebim ise beraberinde varokuştan bizi soyutlama yeteneğine sahip olması. Varolduğumuz ve evrimleştiğimi doğa içerisinde her şey mantıklı değil ve olmak zorunda da değil zaten ancak insan, çevresini tanımlama amacıyla giriştiği ilk eylem sorgu olduğu için bu mantıksızlığı algılayamayabiliyor. Algılamaya çalışması ise cevapsız kaldığı için bunu anlamlandıramamak insana bir yük olarak biniyor. Bunun bazı konular özelinde gerçekleştiğini düşünürsek insanı varoluşundan koparıp bir sis dünyasında kaybolmasına sebep olabilir. Sonuç olarak bence, sorgu yeteneği belli durumlarda kullanılıp hayatın genelinde yer almamalıdır. Zihin bu temelle düşünmeye evrimleştikçe insan eziyet çekecektir. Sorgudan çok deneyim önceliklendirilmeli ve hayatla iç içe olunmalı.
Alıntı