Emir

Emir
@Emirovic21
tarih, din, psikoloji, felsefe, kişisel gelişim
Biyomühendislik/Üniversite
Bursa
Osmangazi/Bursa, 17 Ağustos 2004
59 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:58
İlahi Komedya gibi benim gözümde harika bir edebi ürün olarak görünen bir eseri, direkt aldığım gibi okumayı düşünemedim. Onu okumak için öncelikle bir temelim olması gerekiyordu ve bu temeli en başta Avrupa tarihi ile atmayı planlayıp devamında edebiyatın temeli olan Antik Yunan mitolojisiyle harmanlamayı düşündüm. Bu esnada sıkılacağımı sandığım ve zamanımı alacağını hissettiğim Homeros'un destanlarını, Vergilius'un yazdığı ünlü Roma'nın kuruluş mitolojisi olan Aeneis destanını ve Ovidius'un insanın tanrıyı ve tanrının insanı nasıl dönüştürdüğüne dair muhteşem bir eser olan "Dönüşümler" kitabını okumaktan vazgeçtim, ancak içerikleri hakkında bilgi sahibi olmam gerektiğini bildiğim için bu konuda Mitologya kitabından çokça yararlanmış oldum ve elbette yapay zekadan da. Tüm bu okuma süreci bittikten sonra sıra, incelemesini yazdığım bu kitaba geldi. Dante'nin aşkını okuyacağımı düşünürken aslında onun kadınına duyduğu derin aşkla birlikte acısını ve devamında bu aşkın en üst noktaya çıkıp nasıl bir eser ortaya çıkaracağının da önizlemesini okumuş oldum. Beklediğim gibi hiç çıkmadı (Kötü anlamda demedim bunu.) ve beni etkileyen aşk ve acının, aşkla mutlu olmanın ama bir yandan diğer insanların arasında duyulan kendine acıma ve o acınası his... Bunları tekrardan Dante sayesinde tadacağımı düşünmemiştim ve onun ne kadar güzel bir insan olduğuna da bu kitap sayesinde şahit olmuş oldum. Tam olarak araştırmadım kendisini ancak aşkı bu denli yaşayan ve hisseden birisine karşı nefret duyacağımı düşünemiyorum. İlahi Komedya eseriyle bu aşkı nasıl ölümsüzleştireceğini çok merak ediyorum, ondan önce bu kitabını da okumayı herkese tavsiye ediyorum. Bol okumalar diliyorum herkese!
Duygu ve Düşünce
Yeni HayatDante Alighieri · Yapı Kredi Yayınları · 20181,270 okunma
Reklam
Yitip Giden Başka Bir İnsan
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 12:48
[Bu metin, Gemini ile yaptığım kitap ve ben arasındaki eleştirel sohbetinden doğan yapay zekanın oluşturduğu bir inceleme metnidir. Şahsım, sadece üzerinde ufak düzenlemeler yapmıştır.] Osamu Dazai'nin İnsanlığımı Yitirirken eseri, bir otobiyografiden ziyade ruhun otopsisidir. Bu kitabı incelemek, sadece bir karakteri değil, bilincin ve toplumsal uyumun karanlık labirentlerini analiz etmektir. Osamu Dazai, İnsanlığımı Yitirirken ile okuyucuya konforlu bir hikâye vaat etmez; aksine, modern insanın en büyük korkusuyla, yabancılaşma, yüzleştirir. Kitabın orijinal ismi olan Ningen Shikkaku, tam çevirisiyle "İnsan Olma Niteliğini Kaybetmiş" anlamına gelir. Bu, bir seçimden ziyade bir sonuçtur. Protagonist Yozo, toplumun içine sızabilmek için "palyaçoluk" adını verdiği bir savunma mekanizması geliştirir. Bu, Carl Jung’un Persona kavramının en uç noktasıdır. Yozo için bu maske, bir yalandan çok bir hayatta kalma protokolüdür. Yozo’nun trajedisi, bu maskenin zamanla yüzüne yapışması ve gerçek benliğini yavaş yavaş yutmasıdır. Bir yerden sonra maske ile öz arasındaki sınır silinir ve geriye sadece bir boşluk kalır. Kitabı sarsıcı kılan, Yozo’nun yüksek farkındalığıdır. O, sadece yaşamaz; yaşadığını, hissettiğini ve başkalarının onu nasıl gördüğünü sürekli olarak analiz eder. Bu "hiper-özdüşünüm", bireyi eylemin doğallığından koparır. ​Yozo, hayatı bir sahnede izleyen ama rolünü ezberleyemeyen bir aktör gibidir. Onun için sosyalleşmek, doğal bir akış değil; her adımı hesaplanmış, yüksek CPU tüketen bir simülasyondur. Bu durum, zihnin kendi üzerine kapanarak bir hapishaneye dönüşmesinin tasviridir. Dazai, Yozo üzerinden toplumun "normal" tanımını eleştirir. Toplum, hassas ve şekillenmeye müsait ruhları; amaca yönelik, duygusuz ve pragmatik birer dişliye dönüştürmek ister. Bu süreçte yaşanan
Duygu ve Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Halk Uyanır Mı Yoksa Uyumaya Devam Mı Eder?
5/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 13:37
Ailesine zıt bir karaktere sahip ve dönemin baskın fikirlerinden birisi olan komünizme yönelip hayatını buna adayan bir kadının hayatı. Ana karakteri, ailesi ile arasındaki konuşmalardan ve üniversiteden ve gittiği mekanlardaki insanlarla kurduğu sohbetlerle tanıyıp gelişimini dört bölümde görüyoruz. Muhafazakar bir ailede yetişen Neriman, üniversitede ailesinden gizli olarak erkeklerle takılıp onların anlattıkları fikirlerden etkilenerek kendisini ailesinin dar dünyasından dışarı çıkarma çabasındadır. Ailesinden gizli bir şekilde yürüttüğü bu durum, annesi tarafından hissedilip yeri geldikçe azarlanmasına ve deli damgası yemesine sebep olmaktadır. Edindiği fikirleri iyice kafasına yerleştirmiş ki babasıyla bile bu konuyu tartışarak onu da gaza getirmeye, "uyanmasına" yardımcı olmaya çalışmaktadır. Muhafazakar evde bir komünist yetişmekte ve bu durum annesini de zor duruma sokarak komşuların kendilerine olan bakışını değiştirmektedir. Bundan sıyrılmak isteyen annesi ise komşulara yalan söyleyerek Neriman'ın deli olduğunu, kafasında bazı sorunların olduğunu söylemekte ve kendisini kızının yarattığı utanç bulutundan çıkarmaya çalışmaktadır. İlerleyen yıllarda artık bu evde kalamayan Neriman, kocası Bedri ile bir köye giderler ve orada halkı anlamaya çalışarak katıldığı komünist parti faaliyetlerine katkıda bulunmaktadır. İnsanların gözlerini açmaya çalışmakta ve bulundukları durumu anlamaları için gayret göstermektedir, ancak aradan uzun zaman geçse de uyguladığı strateji artık onu da şüpheye düşürmekte ve kendisinin halkı için faydalı biri olup olmadığı düşüncesine sokmaktadır. Kitap dört bölümden oluşmaktadır: Kız, Baba, Anne ve Kadın. Kitap başlangıçta dört hikâyeden oluşuyormuş gibi gözükse de aslında her bir bölümden sonra aradan bir zaman geçmiş ve ana karakterin
Duygu ve Düşünce
Tuhaf Bir KadınLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,854 okunma
Toplum mu Sen mi?
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 01:18
Hayatı, çocukken anormal olduğu ve psikolojik sorunları olduğu söylenerek geçen ve büyüdüğünde de uzun yıllardır market çalışanı olarak hayatına devam eden Keiko'nun düşünce dünyasına bir kapı aralanıyor. Okurken daha en başta empati kurmakta zorlanmadığım bir karakter olduğunu hissettiğim için bolca not alarak okudum ve bazı noktalarda eleştirdim de. Anormal oluşunu fark edip ailesine yük olmamak için normal olma amacıyla çıktığı söylenenleri yerine getirme ve aykırı şeylerden uzaklaşma sürecinde fazlaca sessizleşen Keiko, market çalışanı olarak işe başladığında briaz daha farklılaşmış gibi oldu. Ancak okumaya devam edince market çalışanı olarak işe yarar olmak, kendisini topluma daha adapte olmuş bir birey gibi hissettirdiği için bundan mutluluk duyması beni rahatsız hissettirmişti. Bazı yaşanıp tecrübe edilmiş ve sonraki yüzyızllara aktarılmış şeylere uymak beklenen bir şey olsa da başkalarına göre insanın kendisini şekillendirmesi kabul edilemez. İlerleyen sayfalarda topluma karşı gelerek kasiyerlikte ısrar edişi bir taktiri hak etse de içime sinen bir gelişim gösteremedi. Başta zaten market çalışanı olmayı bu kadar içselleştirmesiyle ipin ucu kaçmış ve kendisini şekillendirme yolunda başarısız olmuştu. Bu durumun farkına varmayıp daha çok kabullenerek kendi kuyusunu kazmaya devam etmekten başka bir şey yapmıyordu. Neyse az da olsa bir uyanıklık gösterdiği için içim rahatlamadı değil. Empati kuramasanız da kurmaya çalışmanızı tavsiye ederim. Anormal olduğu düşünülen insanlar temelde öyle olduklarını düşünmezler çünkü toplumla uyumlanma konusunda adaptasyon sorunu yaşarlar ve bunun yerine oluşturdukları kendi evrenlerinde sınırsızca ve özgürce takılırlar. Buna yatkınlığın bir çok sebebi olanilir ancak böyle insanları usulca gerçekliğe çekince kendilerinin ne kadar
Duygu ve Düşünce
KasiyerSayaka Murata · İthaki Yayınları · 20253,655 okunma
Adaletin Göreceliliği
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 00:32
Rusya'nın baskıcı ve yozlaşmış yönetimini ortadan kaldırmak için bir grup isyancı bir araya gelmiştir. Kendilerini devrimci olarak tanımlayan bu kişiler arasında, öldürmeyi ve ölümü şuursuzca kabul etmeyip devrimi yeni bir hayatın başlangıcı olarak gören duygusal bir karaktere sahip Kalyayev ortaya çıkmaktadır. Gerçekleştirecekleri suikastin öncesi, suikast anı ve sonrası için geçen konuşmalar perde perde gösterilirken baş kaldırıcı saldırgan fikirler ile başta ruhu devrimle bütünleştirirken ilerleyen sahnelerde dirençli bir ruhunuz yoksa eğer duruşunuzda sarsılma yaratabilecek diyaloglarla ülkünüzden sapabilirsiniz. Ancak siz gevşeseniz de hiç gevşemeyip duruşundan taviz vermeyen Kalyayev ve suikaste uğrayan kişinin karısı arasında geçen duygusal ve düşündürücü diyaloglar, empati kurmamıza ve bizi arafta bırakarak yarım hissetmemize sebep olan bir sonla kitabı bitirmemizi usulca bekliyor. Kısa ve hoş bir tiyatro oyunu, okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Alıntı
AdillerAlbert Camus · Can Yayınları · 2018963 okunma
Reklam