"..Tecrübelerim sayesinde sıradan hayatımızda her gün karşılaştığımız olayların boş ve anlamsız olduğunu öğrenmemle birlikte, beni endişelendiren veya benim endişelendiğim şeylerin ruhuma tesir etmedikçe başlı başına iyi ya da kötü bir değer taşımadıklarını anlayınca, ben de en nihayet halis bir iyiliğin olup olmadığını araştırmaya karar verdim; bu iyiliğini doğrudan bildirebilen, zihnimin başka her şeyden vazgeçip tek onunla hemhal olmasını sağlayacak bir şey; daha doğrusu onu bulup edindiğimde, bana ebediyen kesintisiz ve üstün bir sevinç yaşatacak bir şey..."