Kitabı alırken, Kitabın adının “Hanımların Dikkatine” Olmasını önemsememiştim. Kitabı okuyunca bu ismin özenle, seçildiğini, tüm hikayelerin kadın duyguları üzerine kurgulandığını anladım…
Bu kadar asap bozucu,
hüzünlü hikaye, Bu kadar mı espirili anlatılır? Hikayelerin herbirini okurken,
gülmekten kendimi alamadım…
Seray Şahiner’ in daha önce iki romanını okudum. Romanlarda da hikayede de kullandığı dil, özgün bir dil etkileyici bir dil, ve çok espirili. Aziz Nesin kitaplarında ancak bu kadar güldüğümü söyleyebilirim: Aziz Nesin de Türkiye’nin ağlanacak hallerine güldürürdü bizi; Seray Şahiner’de kadınların ağlanacak hallerine güldürüyor ….
Kitapta 9 ayrı hikaye var, ama hikayeler birbiriyle ilişkili…
Hikaye 1:
Kocasının başka bir kadınla ilişkisinin olduğundan şüphe ederken Reyhan’ın başına gelenler…
Hikaye2:(Fesleğen)
İkinci kadın olmanın ruh halleri.
“Ne kadersiz çiçek bu fesleğen, kadersizliği kolay ele gelir olmasından. Strateji bilmez, hemen sevdirir kendini, okşarsın, elinde kokusu kalır; kendini öyle kolay ele verir ki geri dönüp tekrar okşamaya ihtiy aç duymaz kimse…”
Ah Sibel ah…
Hikaye 3:
“Her zaman İlk yadımdan sonra aranacak kişi olan” Ayşe, sevgilisi tarafından aldatılıyor mu acaba!?Dedektif titizliği ile bir çalışma şart öğrenmek için…
Hikaye 4:
Yüksek lisans yapan Sibel’in evde sevgilisini beklerken kendisiyle mücadelesi…
Hikaye 5:
Nergis’in Ağdacı günlüğü…
Hikaye 6:
Elif’in Londra macerası ve havaalanında ağlarken dertlerine mendil uzatan adam…