Ender Topçuoğlu

Ender Topçuoğlu
@Empedokles
Puan vermedi·214 syf.··
2022 17. kitabı
Kitabı alırken, Kitabın adının “Hanımların Dikkatine” Olmasını önemsememiştim. Kitabı okuyunca bu ismin özenle, seçildiğini, tüm hikayelerin kadın duyguları üzerine kurgulandığını anladım… Bu kadar asap bozucu, hüzünlü hikaye, Bu kadar mı espirili anlatılır? Hikayelerin herbirini okurken, gülmekten kendimi alamadım… Seray Şahiner’ in daha önce iki romanını okudum. Romanlarda da hikayede de kullandığı dil, özgün bir dil etkileyici bir dil, ve çok espirili. Aziz Nesin kitaplarında ancak bu kadar güldüğümü söyleyebilirim: Aziz Nesin de Türkiye’nin ağlanacak hallerine güldürürdü bizi; Seray Şahiner’de kadınların ağlanacak hallerine güldürüyor …. Kitapta 9 ayrı hikaye var, ama hikayeler birbiriyle ilişkili… Hikaye 1: Kocasının başka bir kadınla ilişkisinin olduğundan şüphe ederken Reyhan’ın başına gelenler… Hikaye2:(Fesleğen) İkinci kadın olmanın ruh halleri. “Ne kadersiz çiçek bu fesleğen, kadersizliği kolay ele gelir olmasından. Strateji bilmez, hemen sevdirir kendini, okşarsın, elinde kokusu kalır; kendini öyle kolay ele verir ki geri dönüp tekrar okşamaya ihtiy aç duymaz kimse…” Ah Sibel ah… Hikaye 3: “Her zaman İlk yadımdan sonra aranacak kişi olan” Ayşe, sevgilisi tarafından aldatılıyor mu acaba!?Dedektif titizliği ile bir çalışma şart öğrenmek için… Hikaye 4: Yüksek lisans yapan Sibel’in evde sevgilisini beklerken kendisiyle mücadelesi… Hikaye 5: Nergis’in Ağdacı günlüğü… Hikaye 6: Elif’in Londra macerası ve havaalanında ağlarken dertlerine mendil uzatan adam…
Hanımların DikkatineSeray Şahiner · Everest Yayınları · 2019856 okunma
Reklam

Ender Topçuoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·324 syf.··
2022 16. kitabı
Zülfü Livaneli
8.3/10 · 15,6bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2022 16. kitabı
-Kaplanın Sırtında- Biraz roman üslubundan uzaklaşmış,öğretmeyi amaçlayan tarafı ağırlık kazanmış bir kitap. Kolay okunabilen bir ders kitabı sanki … Hikayenin, tarihsel gerçeklere uygun olması için çok titiz çalıştığını söylüyor yazar… İkinci Abdülhamit’in Şeyhül İslam fermanı ile tahttan indirilmesinden sonra , ailesiyle birlikte Selanik’deki Alatini Köşkü’ne sürgüne gönderimesi ile başlayıp, Almanların yardımıyla İstanbul’ a Beylerbeyi sarayına dönüşüne kadar süren 3,5 yıllık sürgün hayatı konu edilmiş. Yazar, sürgün sultanın tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarını, bireyi, toplumu devleti ve de iktidarı sorguluyor. Selanik’teki sürgün hayatı. Zorunlu ikamet köşke, özel olarak görevlendirilen, ittihatçı Dr. Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in bir süre sonra imkan bulup gizlice yazıp sakladığı anılardan yola çıkılarak anlatılmış. Kitaba isim olan “ Kaplanın Sırtı” Osmanlı padişahlarının zorlu hayatını anlatmak için kullanılan bir metafor. Şöyle ifade bulmuş kitapta “Kaplanın sırtında kaldığın sürece olaylara hakimsin, kontrolu kaybedip düştüğün an durum felaket.” Batının sanayi devriminden sonra bilimde çok mesafe alması ama Osmanlı’nın bu gidişata ayak uyduramaması, Avrupa uluslarının ayrılık isyanları; zayıf kalmış Osmanlı yönetiminin hakim olduğu diğer topraklarda da gücünü yitirmesi yıkımın önemli nedenlerindendir. Yazarın bize söylemek istediği nedir derseniz? -Osmanlı’nın 150 Yıllık batılılaşma sürecinin iflası ve nedenlerini anlatıyor’ -Tarihteki tüm yaşanan olayları değerlendirmede olduğu gibi, Osmanlı’yı da değerlendirirken o dönem şartları içinde düşünmenin gerekliliğini. Tarihi “Kahrolsun istibdat, yaşasın istiklal” gibi sloganlarla izah etme kolaycılığının doğru bir yöntem olamayacağını söylüyor. Özetle: İflas etmiş bir imparatorluğun kurtuluş
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2022 15. kitabı
Kahperengi Bir çocuk bağırışının, yandaki şezlongda sürekli konuşan bir gevezenin bile dikkatinizi dağıtamasın, kitabı okumanızı engellemesin istiyorsanız kitap tam sizlik diyorum.. Okumaya başladığımdan itibaren “dizi olacak bir kitap olmuş” dedim hep… Öğrendim ki zaten dizisi yapılmış. Dizinin adı da Masumiyetmiş… Kitabın kolay okunabilmesi için bütün gerekli teknikler kullanılmış: Kısa anlaşılır cümleler, bol konuşma paragrafları. 317 sayfa, 31 ayrı bölüm ile tamamlanmış… 20 yıl önceye veya sonraya giden bölümlerden oluşuyor. Cümlelerin altını çizmek istediğiniz, “hııım!” diyeceğiniz bir kitap değil… 1986 daki Yaslıhan kasabasında başlayan bir hikaye: Moskof Recep, Kara Hatçe, Şadiye, Mehmet ve Nazlı’dan müteşekkil bir ailenin hikayesi. Belkide daha çok, tüm olumsuzluklardan sıyrılarak, yeni bir hayata el uzatabilen Nazlı’nın hikayesi… Ve öyküde önemli bir yer tutan arkadaşı Deniz . Nazlı ile yıllar sonra hayatları kesişen çocukluk aşkı Fırat baş karakterler. “Hayat ondan aldığı her şeyin karşılığı olarak yollamıştı arkadaşı Deniz’i. Yaşadığı tüm fakirliğin, sevgisizliğin, kimsesizliğin çaresizliğin ödülüydü o….Ömründe ilk defa çok şanslı biri olduğunu düşündü. Belki de dünyanın en şanslı insanıydı” Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul’un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikayesi…
KahperengiHande Altaylı · Doğan Kitap · 20163,177 okunma