Erişkinler ergen gibi davranıyor ve ergenler büyümeyi reddediyor. Pek az insan ciddi konulara ilgi duyuyor. Çalışmak yerine kısa yoldan şöhret olmak yeğ tutuluyor. Düş ve uyanıklık arasındaki çizgi muğlâklaşıyor. Ekranın görmediği ve göstermediği bir hayatı yaşanmamış saymaya başlıyoruz. Bayağılaşma, hazzı hemen tatmin edilmesi gereken bir şey olarak tanımlıyor, dürtüler üzerindeki denetime savaş açıyor. Yaşamanın getireceği bilgelik lügatlerden siliniyor. Hızlı, sığ ve anlık yaşamak günün düsturu oluyor. Böyle bir hayat ‘lifestyle’ yazarları ile propaganda ediliyor. Adanmak yok, ülkü yok, derinlik yok. İmgenin saltanatı. Sözün düşüşü.