Abdullah ibni Abbâs radıyallahu anhümâ, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemi şöyle duâ ederken duydum dedi:
Rabbi eınnî velâ tüın aleyye, vensurnî velâ tensur aleyye, vemkür lî velâ temkür aleyye. Ve yessir liye’l-hüdâ, vensurnî alâ men beğâ aleyye. Rabbic’alnî şekkâren leke, zekkâren leke, râhiben leke, mıtvâan leke, muhbiten leke, evvâhen münîben, tekabbel tevbetî, vağsil havbetî, ve ecib da’vetî, vesebbit huccetî, vehdi kalbî, ve seddid lisânî, veslül sehîmete kalbî
“Allahım! Sana hakkıyla kulluk etmeme yardım eyle! Sana kulluk etmeme engel olacak insanları ve şeytanları başıma musallat eyleme! Beni nefsime ve düşmanlarıma gàlip getir, onlara mağlûb etme! Düşmanlarıma nasıl gàlip geleceğimi bana göster, onlara beni mağlûb etmenin yolunu gösterme!
Doğru yolda yürümemi kolaylaştır! Bana zulmedenlere karşı bana yardım eyle!
Beni nimetlerine çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana çok itâat eden, Sana boyun eğen, Sana çok yalvaran ve
kendini Sana veren bir kul eyle!
Tövbemi kabul buyur! Günahlarımı tamâmen sil! Duâmı kabul buyur!
İmânımı sağlamlaştır!
Kalbimi Senin yolundan ayırma! Dilime hakkı
söylet! Kalbimdeki kötülükleri çıkarıp at!”