Kitap gayet güzeldi. Bihruz Bey’in, okuduğu Fransızca aşk romanlarından etkilenip yaşadığı çevreyi ve hayatı öyle sanması; ancak aslında bunun hiç de öyle olmadığını, yaşadığı trajikomik olaylardan görmemiz çok iyi işlenmiş. Tüm bu olaylar sonucunda kendini melankoli içinde bulması, en sonunda ise gerçekliği öğrenip dünyasının başına yıkılması oldukça etkileyiciydi.
Kitap, belki de aşk adı altında kendimizi hülyalara kaptırmamamızı anlatmak istiyor. Kendimden de bildiğim gibi bu tür bir olayı yaşadığım için, ana karakter Bihruz Bey’e karşı empati beslediğim de aşikârdır.