Doğrultup belimizi kalktığımızdan beri iki ayak üstüne
Kolumuzu uzunlaştırdığımızdan beri bir lobut boyu
Ve taşı yonttuğumuzdan beri
Yıkan da, yaratan da biziz
Yıkan da yaratan da biziz
Bu güzelim, bu yaşanası dünyada
Arkamızda kalan yollarda
Ayak izlerimiz kanlı
Arkamızda kalan yollarda
Ulu uyumları aklımızın, ellerimizin
Yüreğimizin
Toprakta, taşta, tunçta, tuvalde, çelikte ve pılastikte
Kanlı ayak izlerimiz mi önümüzdeki yollarda duran
Bir cehennem çıkmazında mı sona erecek önümüzdeki yollar
Çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler
Günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların
Çocukların avuçlarında yeşerecekler
Çocuklar ölebilir yarın
Hem de ne sıtmadan, ne kuşpalazından
Düşerek de değil kuyulara filân
Çocuklar ölebilir yarın
Çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın
Çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
Arkalarında bir avuç kül bile değil
Arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan
Negatif resimcikler boşluğun karanlığında
Kırematoryum