Sonuçta, insan gerçekten neye ihtiyaç duyar? Sağlığı ve internet bağlantısı iyiyse, gerisi o kadar önemli değil. İşi varoluşçu filozof gibi, cehennem başkalarıdır deme noktasına kadar vardırmayacağım. Ama başkalarının cennet olmadıkları da kesin.
Hayatın yollarında hiç durmadan tarihimizin can sıkıcı cesetlerine takılıp sendeliyoruz. Ama geçmişiyle boğuşmaktan usanan insanlık eğer bir gün geleceğiyle karşılaşsa, onu taniyabilecek mi? Kendini onda bulup, onun güçlü ve sıcak bedenine avuçlarını dayayabilecek mi?