[Adını Anamadığım Birine…]
Yaralar derin olunca, insan ağlamayı bile unutuyor.
İlk okuduğumda kendi içime döndüm ve dedim ki:
“Ben gülmeyi unutalı çok zaman oldu…”
Daha kaç sevinç, kaç mutluluk, kaç kahkaha terk edecekti beni?
Bilmiyorum…
Ama biliyorum ki, her gidiş bende başka bir sessizlik bıraktı.
Kederlerine âşık olduğum bir "ben" inşa ettim…
Bilmiyorum, bu sana bile kolay mı geldi?
Sen…
Benim için sevmeyi öğreten, sevilmeyi hissettiren bir ışık oldun.
Ben…
Sevildikçe geri çekilen, korkan, utanıp susan biri oldum.
Bir korkak belki, bir çekingen, bir sıkılgan.
Şimdi bilmiyorum…
Başka kollarda, başka yollarda, başka umut ışıklarında
ve başka denizlerde beni arar mısın?
Yoksa beni hiç istemedin de,
sadece benim gibi seven biri fazla mı geldi sana?
Keşke…
Sadece göğsümde taşıdığım izini bilseydin.
Keşke görseydin.
Beni, bizimle birlikte yaşasaydın.
Ya da…
Hiç uğramasaydın, sadece geçip gitseydin içimden öylece.