Hayatımda şuana kadar beni en çok etkileyen kitap olabilir.
Bir yazari vardır kitapların ve oturup başında saatlerini harcarlar, düşüncelerini bilgilerini aktarırlar, o zaman her kitap okunduktan sonra üzerinde düşünülmeyi hak eder.
Kendime bilgi odaklı bir şeyler katacağım derken sosyolojik anlamda toplumsal konuları ele alan kitaplara yeterli vakti ayırmadığımı hatırladım.
Üniversite son sınıf öğrencisi olan Onur isimli genç bir kişi üzerinden günümüz toplumunun iğrençliklerine mercek tutulmuş. Uğur isimli bir karakterle sürekli dostluk nedir? sorusunu beynimize dayatan yazar, kendi iç dünyasında savaşlar verdiği ve unutmaya çalıştığı kendisine ihanet eden bir kadını unutamama öyküsünü edebi bir dille bize aktarırken duygusal dünyamıza da el atıyor. Spoiler vereceğim ama, kitabın sonunda da bize ters köşe yaparak başından beri kadının ihanet etmediğini ve ölmek üzere olmasıyla beraber hamile olduğu için böyle bir karar alarak ölmeden önce çocuklarını dünyaya getirmek istediğini ve bu acıdan Onuru soyutlamak için böyle bir karar aldığını söylüyor.Okuyan kişiye sürekli ben olsam ne yapardım sorusunu sordururken, Hakan,polis Ali, Şeref baba gibi karakterlerle öykünün içine sürüklüyor ve okudukça okuma isteği oluşuyor. Günümüz toplumuna bu kadar fazla perspektiften mercek tutarak kendi iç dünyasında binlerce duyguyu aynanda yaşayan yazar, öyküsüne bizi de bir miktar dahil ediyor.
Bu değerli kitabı bana layık gören kişiye teşekkürler...