1-Başkalarını kırmamak için kolayca söz vermek
2- Kişinin sadece davranışına bakıp, davranışının arkasındaki niyeti hesaba katmamak
3- Öfkenin tutsağı olarak hemen karar verip tepkide bulunmak
4- Keyif alınan bir alanda gelişim için hiç değilse haftada bir zaman ayırmamak
5-Duyguların söylediklerini dinlememek
Evet benim yöntemim meditasyon. Her gün yirmi dakika yeterli olabiliyor. Ama bunun düzenli olması gerek. Kişinin gözünü kapatıp, derin derin nefes alarak kendini dinlemesi olarak özetlenebilir. Aklına gelenlerin farkına varıp takılıp kalmama. Kendinizi bir nehir kenarında düşünün; gelen düşünceler, nehirde akıp giden tekneler. O teknelerin her birini fark etmek ama onlardan hiçbirine binip gitmemek gerekir.
Türk vatandaşlarının etki alanlarının ve bu etki alanı içerisindeki önceliklerinin farkına varıp ona göre sorumluluk almalarını isterim. Toplum olarak biz herkesi tenkit etmeyi severiz, biliyorsun. Ama kendimize dönüp bakıyor muyuz? Örneğin evde üç aydır bozuk olan bir sifon vardır ve sürekli su akıtıyordur diyelim. Bunu gayet iyi bildiğimiz halde kalkıp onu tamir ettirmeyiz.
Umutsuzlukla mücadelede öğrenilmiş çaresizliğin üstesinden gelmek önemlidir. Ve bunun yolu ufacık da olsa ilk adımı atmaktır. Diyelim ki derslerine çalışamıyorsun, sınavlara hazırlanamayacağını düşünüyorsun, umutsuzsun. Önerim: saatlerce çalışmayı gözün hiç kesmiyor olabilir. Ama en azından beş dakika çalışabilirsin. Beş dakika ile başla! İnan ki o ilk adımın sihirli bir gücü var.