Teknolojinin biz ve doğa arasında bir tampon, kendi yaşantımızın daha derin boyutları ve kendimiz arasında bir engel olarak hizmet görme tehlikesinin sürekli varolduğudur. Araçlar ve teknikler bilincin bir uzantısı olmalıdırlar,oysa kolayca bilinçten bir korunma da olabilirler. Bu durumda araçlar savunma mekanizmaları halini alırlar özellikle de bilincin bilinçdışı diye adlandırdığımız daha geniş ve karmaşık boyutlarına karşı.
Eğer yaratıcılığın bilinçdışı, usdışı ve usötesi yüzlerine açık olmazsak, o zaman bilimimiz ve teknolojimiz "tinin yaratıcılığı" diye isimlendireceğim alandan kopup uzaklaşmamıza yardım eder. Bununla teknik kullanımla hiç ilgisi olmayan bir yaratıcılığı kast ediyorum ; yaratıcılığı para kazanmak ya da teknik gücü arttırmak için kullanılan halinden çok sanatta,müzikte, ve zevkimiz için var olan diğer alanlarda yaşamlarımızın anlamını derinleştirmek ve genişletmekteki haliyle alıyorum.
Yeni doğruya karşı kendini hendeklerle çeviren fanatiğin tersine, hem inanabilme, hem de kendi şüphelerini kabul etmeye cesareti olan kişi yeniden öğrenmeye açık ve esnektir.