Emre

Çaresizlik
Kim bilir çaresizliği anlatmak için harcanan kaç milyon cümle var,çaresizlik kuyusunda.Onun adına sarf edilen her harfin hiç okunmadan kaybolduğunu biliyorum galiba çaresizlik yazının dilsizliği.
Reklam
Ne söylesem boş bu hastalıklı algın,başkalarının etkisinde kalan ön yargıların, kimlere ait olduğunu bile bilmediğin sapkın fikirlerini öyle çok benimsemişsinki ne anlatsam kuru gürültü sana ulaşmak için bir kaç tane seni alt etmem gerek sana ne kadar çok başkalarını biriktirdiğini anlatabilmem için ne yapmam gerek hiç bilmiyorum.
Surekli kendimi bi yerlere atıyorum arkadaş ortamına aileye yemeğe kitaba filme müziğe bunlar aslında hayatın normal akışı ama bi yerden bir üzüntüden sonra bunları yapmak zorundaymışım gibi hissediyorum bir şey oldu ve geri dönülemeyecek bi kaosun içinde gibi hissetmeye başladım kötü tarafıysa her şeyin olması gerektiği gibi oluşu hayat mükemmel ve hatasız çalışan bi makina gibi bense tamir edilmesi gerektiğini düzgün çalışmadığını idda eden zavallı bi çalışan gibiyim sorun ne hayatta ne düzende ne de işleyişte tek sorun içimde ki yanlışı düzeltme isteğinde nasıl çalıştığını bilmediğim bi makinaya yanlış çalışıyor dememde bilemiyorum her şey neden bu kadar karmakarışık geliyorken aynı zamanda da olması gerektigi gibi ki.
İnsanlar kendilerini rahatsız eden düşünceleri nasıl yok edebiliyor? veya bastırıp yokmuş gibi yaşıyorlar? eğer hayır yok edemiyoruz diyorsanızda neden bu kadar az deli var dünyada ?
Bugünlerde geçer elbette ki geçmeyeni bulunuz.
Reklam