'Gurban, Yaradan'ın emri, ölürsem, biliyorum yıla bile kalmaz bir mendil toprak olup tarlaya, suya kavuşacağım. Oradan buğday başaklarına yürüyeceğim. Badem dallarında çiçek, iğdelerde koku olacağım. Çayırda çim, Kolo'nun memelerinde, bak işte bu kovadaki gibi süt olacağım. İçenin kanında, senin etinde, kemiğinde, gözünün nurunda olacağım gurban.'
''Görüyor musun Gülüzar, insan da böyledir, kuru taş görse o taştan umut bekler. Aynı bu biçare dana gibi, emdikçe sanır ağzına verilen kuru parmaktan oluk oluk süt gelir.'