Gece Kelebeği Perperık-a Söe

8,1/10  (12 Oy) · 
24 okunma  · 
9 beğeni  · 
766 gösterim
"Elinizdeki kitapla ilgili olarak size sadece şu kadarını söyleyebilirim: Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş’ın bu romanının,
Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu
göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız,
yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanı; ikincisi,
dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier’in İsveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe."
Gün Zileli - Yazar



"Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir “yurtsuzluk “ hali… Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık… Derininden zonklayan yara… Umursamayan
“merkez”in dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil… Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların “çocuk ölümleri”… İşte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe’de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış."
Sina Akyol - Şair - Yazar



"Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing’in Mara ve Dann’ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor... Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor... Adeta Dersim’de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, “Kum İnsanları”nın arasında geziniyoruz..."
Murat Uyurkulak - Yazar, Gazeteci
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    255
  • ISBN:
    9789750507700
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kemal 
05 Şub 03:26 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Küçük bir kızın ağzından anlatılan büyük bir insanlık trajedisi. Zor şartlarda hayatta tutunmanın verdiği mücadele ve sürgünle biten gerçek bir yaşam.. Eğer merakınız varsa mutlaka okuyun.

HELİN 
17 Ağu 14:09 · Kitabı okudu · 4 günde

Bence bir an önce alıp okumalısınız. Okuyup bitirdiğiniz zaman Haydar Karataş'ın bu romanının Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Acılı bir yurt,aynı zamanda bir yurtsuzluk hali,müthiş yoksulluk,kahredici bir imkansızlık,çaresiz kalan bir dil,bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar,yetişkinler,çocuklar ve onlların çocuk ölümleri... İşte bunlarla karşılaşacaksınız Perperık-a Söe'de. Baştan başa bir çığlık, bir ağıt bu roman..

Hiçistan 
19 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap bana aynı anda hem mo yan'ın kızıl darı tarlaları, hem de marquez'in Yüzyıllık yalnızlık kitaplarında aldığım tadı verdi. İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen dersim katliamını bir anne ve kızı üzerinden öyle etkili bir şekilde vermiş ki Haydar Karataş kendimi olayın içinde buluveriyordum her defasında.

Tukama 
 16 Haz 16:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın sadece kitaplarını değil,bir zamanlar bir gün gazetesinde ve başka yerlerde yazdıkları yazılarını da takip ederdim (şu aralar yazarımızdan edebi bir ses yok...edebi fırtına öncesi üretim sessizliği olarak yorumluyorum ben bunu).. Belki büyük iddia olacak ama yazarımız bir YAŞAR KEMAL olma yolunda...Nerden bu kanıya vardın derseniz; birincisi bu kitabını ve ON İKİ DAĞIN SIRRI kiatabını okurken aldığım edebi tat ile YAŞAR KEMAL'in kitaplarını okuduğum zaman aldığım edebi tat hemen hemen aynı. İkincisi edebi üretiminin dayandığı temel, hikayeler,efsaneler,masallar...

Kitaba gelirsek;Kitapta Dersim 1938 dönemi küçük bir kız çocuğunun ağzından anlatılıyor..yalnız bu dönem anlatılırken öyle bir propaganda dili değil,edebi masalsı bir kullanılıyor..Ve maalesef yaşanan o tüm acılara biraz da bu masalsı dil sayesinde katlanabiliyor insan..Ama yine de sol yanınızda acı hissetmemeniz mümkün değil...(Zaten insan olan dünyanın neresinde olursa olsun bir insana,başka bir canlıya yapılan zulme karşı acı hisseder..Çünkü acı insan olmanın mayasıdır..)..Kitap üçleme olacak diye biliyorum ben...ikinci kitap on iki dağın sırrı,üçüncü kitaptan henüz ses yok..Bu kitabı okuyacak arkadaşlar diğer kitabını da mecburi bir şekilde okuyacaklar yazarın..:)

Fulya 
15 Ara 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap dersim katliamından sonra bir anne ile kızının yaşamından bahsediyor. Onlar geride kalanlardan sadece ikisi. Ölüm bu halde olmaktan daha iyidir diyorlar sürekli. Çünkü insanın aklının alamayacağı sefil, yoksul ve çaresiz bir yaşam onlarınki.

denizcvdr 
13 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dersim 38'ini anlatıyor,ağlamaya hazır olun.Dehşetle,ürpererek canım yanarak okudum.Anlatım müthiş,samimi,sade.Çok beğenerek okudum.Şiddetle tavsiye ederim.

Erhan Kurupınar 
25 Ağu 2013 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın dili o kadar yalın ve etkileyici ki kendinizi olayın içinde buluyorsunuz.Çok hüzünlü dramatik bir öykü.

Kitaptan 3 Alıntı

emel tepe 
30 Mar 17:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

Tam burada agladım :(
Gün bitecek,yeni bir gün doğacak.Annesi o taşın dibinde oturup,kızının gözden yitip gittiği bu yola bakacaktı.''Anne'' diye inledi, sanki dağların ona ses vermesini istiyormuş gibi.

Gece Kelebeği, Haydar KarataşGece Kelebeği, Haydar Karataş
Hiçistan 
17 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Oğlum, kayan yıldız Tanrı'nın gözüdür, daha iyi görebilmek için yeryüzüne yaklaşır.

Gece Kelebeği, Haydar KarataşGece Kelebeği, Haydar Karataş
Hiçistan 
19 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Cem tutulduğu zaman insan turna kuşu gibi kanatlanıp uçarmış. Birde turna kuşu sadıkmış. Kerbela yasını bir tutan oymuş. Turna unutmazmış yoldaşını bırakıp gitmezmiş. Turna kuşunu yakalayıp kafese koysan aynı al keklik gibi çat diye çatlarmış. O çatlayıp ölünceye kadar eşi beklermiş. Kendine başka bir eş de bulmazmış. Eşi ölmüş turna kuşu turna sürüsüyle uçsa dahi yapayalnızmış. Otuz yıl yas tutarmış. Turna birde soyunu çok severmiş.

Gece Kelebeği, Haydar KarataşGece Kelebeği, Haydar Karataş