Emre Yaman

Emre Yaman
@Emree3
3 Mayıs
20 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Siyasetçiler muammalı konuşmaya başlayınca sakının. Gerçek acıları anlaşılmaz sözlerle sarıp sarmalayıp gizlemeye çalışıyor olabilirler. Özellikle de şu dört kelimeye dikkat edin: fedakarlık, ebediyet, saflık, kefaret. Bunlardan herhangi birini duyarsanız alarm çalmaya başlayın. Hele bir de başındaki liderin mütemadiyen, "Yaptıkları fedakarlık aziz milletimizin saflığını tescil ediyor," gibi cümleler kurduğu bir ülkede yaşıyorsanız, bilin ki başınız büyük dertte.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tarih boyunca insanların neredeyse tümü aynı anda birden fazla anlatıya inanmışlar ve hiçbir zaman bunların hiçbirinin bütünüyle gerçek olduğuna ikna olmamışlar. Bu tereddüt pek çok dini sarsmış ve o yüzden de dinler, inancı en üstün meziyet diye nitelendirip şüpheyi en kötü günahlardan biri addetmiştir. Sanki kanıtı bulunmayan şeylere inanmak tabiatı gereği iyilik barındırıyormuş gibi.
Sayfa 269·Kitabı okudu
Yararlı tarafları olsa da iyilik zinciri biraz şu üst üste duran kaplumbağalar zincirine benzer; anlamın nereden geldiği meçhuldur. Yaşlı bir bilgeye hayatın anlamı hakkında ne öğrendiği sorulmuş. "Valla" demiş adam, "bu dünyaya başka insanlara yardım etmek için geldiğimi öğrendim. Henüz çözemediğim şey diğer insanların neden burada olduğu."
Sayfa 256·Kitabı okudu
Kimi anlatılar tüm uzay ve zamanı kapsama zahmetine girse de, dikkati kontrol altında tutabilme marifetiyle pek çok başarılı anlatı kapsam açısından çok daha mütevazı kalabilme fırsatı bulur. Hikaye anlatıcılığının can alıcı kurallarından biri şudur ki, bir hikaye dinleyicilerin ufkunu aştıktan sonra nihai kapsamı çok da önemli değildir. İnsanlar bir milyar yıllık tanrı adına gösterecekleri ölümcül fanatikliği bin yıllık millet için de gösterebilir. İnsanların büyük sayılarla arası pek iyi değildir. Çoğu zaman şaşılacak derecede azı bile aklımızı başımızdan almaya yeter.
Sayfa 253·Kitabı okudu
İşin aslı, mesele insanları bir araya getirmek olduğunda yalan hikayelerin hakikat karşısında yapısal bir avantajı var. Grubun sadakatini ölçmek istiyorsanız insanların saçmalığa inanıp inanmadığına bakmak, hakikate inanıp inanmadıklarına bakmaktan çok daha iyi bir testtir. Büyük şef, "Güneş doğudan doğup batıdan batar" dediğinde alkış tutmak için şefe sadakat şart değildir. Ama şef, "Güneş batıdan doğar ve doğudan batar" derse, sadexe gerçekten sadık olanlar alkış tutar.
Sayfa 222·Kitabı okudu