Sizce neden, kendine ait bir oda?
Aslında odadan kasıt kendine ait bir şiir, kendine ait bir roman veya en önemlisi kendine ait bir düşünce. Virginia Woolf bu kitabında çok büyük bir eleştiri dili kullanmış. Özellikle kadınlar için, kendinlerine ait güçlü fikirler savunabilen, kendine ait güçlü eserler üretebilen kadınların azlığından bir nevi sitem etmiştir.
Diğer yandan erkeklerin hemen hemen her konuda kadınlardan daha üstün olduğunu bunları kimi zaman eser üretirken, kimi zaman fikirlerini belirtirken belli ettirmektedir. Kadınların da en az erkekler kadar başarılı olmayı hak eden insanlar olduğunu da savunmaktadır ayrıca.
Bir insanın kendine ait bir oda oluşturmasından kasıt fikirsel anlamda veya fiziksel anlamda soyutluğa ulaşmaktan başlıyorsa eğer insanın en öncelikli olarak kendini yetiştirebileceği bir odaya ihtiyacı vardır. Oda kelimesinden ziyade fikirsel olgunluk veya başarıya ulaşma hevesinin önündeki engellerin kaldırılması da denebilir. Sonuçta bir insanın başarılı bir şekilde ortaya bir şeyler koyabilmesi için öncelikle fikirsel, düşünsel olarak kendini hazırlaması gerekir. Beynin ihtiyaç duyduğu ortam hazırlanmalı ki
yapılacak olan işten verim alınmalı. Yoksa kişinin başarılı olması biraz hikaye gibi kalıyor. Yazarımız bu konularda kadınlara büyük eleştiri yağmuruna tutsa da ben kadınların da her konu da olsun kendilerini ispatlamış insanlar olduklarını düşünüyorum. En basitinden bir yazardan örnek vermek istiyorum. Sarah jio, çok başarılı bir roman yazarı veya Florance Nightingale çok başarılı bir hemşireydi. Bunlar gibi daha bir çok kadın var ve buraya yazmak bile sayfaların yetmemesine neden olabilir.
Yazarın asıl bahsetmek istediği veya biraz üstü kapalı ve eleştirel bir şekilde öne sürdüğü ifadeyi ben şu şekilde açıklamak istiyorum. Evet
Herkese merhabalar...
Roman üç tane kısa kısa hikayeden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla:
-Bir delinin hatıra defteri
-Burun
-Palto
Kitap, ismini ilk hikayeden almaktadır. İçeriğinde yaşanan olaylar günlük gibi tarih atılarak anlatılmaktadır. Okurken herhangi bir akıcılık beklemeyin. Ben okurken sürekli kopulmalar yaşadım. İlk bölümün de pek beğenileceğini de düşünmüyorum.
İkinci kısım olan "Burun" biraz ilgi çekici olması itibariyle okuma hevesimizi arttırıyor. İçeriği, burnunu kaybeden bir adamın kayıp burnu aramasıyla işlenen ve yer yer güldüren ilk bölüme nazaran biraz daha okunabilecek bir kısım.
Son kısım olan "Palto" da ikinci kısma benzer ve burun gibi biraz ilgi çekici olmasıyla okuma havesimizi arttırıyor. Son bölümdeki kahramanımız biraz dışlanmışlıkla, biraz asosyalsizlikle, biraz yoksullukla mücadele ederken kendisinin olan paltosunu diktirme çabası ve bu çabadan sonuç alamayarak yeni paltoyla tanışması ve yeni paltosunun da kaybolması ile birlikte sürekli bir koşuşturma olan hayatı yakalama ve uyum sağlama çabası işlenmektedir.
Genel anlamda kitap, pek sade, akıcı, basit dille yazılmış. İçeriğindeki üç bölüm de okunabilecek türden olaylar içeriyor. Ama çok güçlü bir olay veya çok etkileyici bir kitap beklemek hata olabilir. Günün boş geçmemesi veya tadımlık niyetine okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.
Herkese şimdiden iyi okumalar...
Esen kalın. :)