Yazıyorum ki hiç unutmayayım.
Hiç unutmayayım ki hiç üzülmeyeyim. Lanet olsun çıkar üzerine kurulan arkadaşlıklara, ilişkilere. Acaba ben mi abartıyorum diye düşünüyorum bazen ama yok, yani gerçekten sadece arkadaş isek arkadaş kalalım diye uğraşmaktan bıktım usandım. Çünkü yazıyorsun, konuşmaya çalışıyorsun, iletişimi kopartmamaya çalışıyorsun ama nafile. Çünkü o kişinin gözünde bir bok değilsin, çünkü o kişinin senin ile olan ilişkisi, sana olan ihtiyacı bitmiş. Kendime de kızmıyor değilim, niye böyle arkadaşlıklar ediniyorsun. Edinme. Ama yok işte değer veriyorsun bitmesin devam etsin arkadaşlık diyorsun ama olmuyor. Üzülen yine ben. Offf ya. Bazen düşünüyorum beni hak etmiyorlar diye ama sonra da kendimi bir bok zannettiğimi düşünüyorum ve kendime kızıyorum. Ne olacak bilemiyorum. Galiba daha özenle seçmeliyim arkadaşlarımı ve aynı zamanda dürüst olmadığını hissettiğin, kullanıldığını hissettiğin an yol ver gitsin arkadaş. Niye vermiyon. Sonradan üzülmektense baştan hiç kurulmasın bu arkadaşlık. Diyeceğim o ki kişi verdiği değerle karşılaşsın inşallah. Nasıl muamele ettiyse öyle muamele görsün inşallah. Umarım hayatımın son bulacağı zamana kadar hep iyi arkadaşlıklar edinirim. Ama gerçek arkadaşlıklar, sahte olmayandan, dürüstlük olandan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!