Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özgürlük nedir sizce???
Biz insanlar rahatça gezip, dilediğimiz gibi davranarak özgür olduğumuzu zannediyoruz. Oysa ki özgürlük sadece bedenin fiziksel olarak özgür olması değildir. Zihinsel anlamda da özgürlük vardır ve zihinsel anlamdaki özgürlüğe erişebilmek kolay değildir. Zihinsel özgürlükten kasıt kişinin kendi fikirlerini istediği şekilde ifade edebildiği, kendisini hiç bir baskı altında hissetmeden düşünebildiklerini yaşamına yansıtabilmesidir.
Peki bizler acaba fiziksel anlamda özgür olmamıza rağmen düşünsel anlamda özgür müyüz?
Hangimiz kendi hayalleri, düşünceleri doğrultusunda hareket ediyor?
Hangimiz, fiziksel anlamda tutsak olsaydık kendimiz için bir şeyler yapma çabasında bulunurduk?
Belki de pes etmemek en doğrusu...
Kişinin bulunduğu yer, yaşadığı ortam her ne kadar etkili olursa olsun, kişinin en azından; beyin fonksiyonlarını kaybetme korkusu olsun, yalnızlığın getirebileceği psikolojik bunalımlar olsun kendisi için faydalı olabilecek doğru uğraşı bulabilmek gayet de önemli.
Dr B. Yaşadığı o tutsaklığın, çektiği psikolojik bunalımların, yaşadığı yalnızlığın ortaya çıkardığı yeni bir kişilik ile edindiği kitap sayesinde bir insanın beyin özgürlüğüne, fiziksel anlamda her ne kadar da tutsak olursa olsun nasıl ulaşılabileceğinin en somut örneğidir.
Stefan zweig;
Ele aldığı konu bakımından okurun ilgisini nasıl çekilebileceğini, konuyu sade ve akıcı bir dille okurken okurların zorlanmamasını ve işlediği konular vesilesi ile insanlara çok boyutlu düşünmeye aynı zamanda eleştirel bir bakış açısı kazandırmayı gayet de iyi başarıyor.
Güzel kitaplara denk gelmeniz dileğiyle.
İyi okumalar :)
Yaşadığımız yüzyılda şuan ki devlet sistemini yaşıyor olmamız bizlere çok şey görmemize, çeşitli şekillerde fikirlerimizi belirtmemize, bazen olumlu bazen olumsuz tecrübeler edinmemize sebep oluyor.
Devlet dediğin, bir topluluğu ve o topluluğun çeşitli ihtiyaçları doğrultusunda ve genel anlamda halkı, milleti memnun etme üzerine kurulması gereken bir düzendir. Bu düzenin ekonomi, eğitim, sağlık, sanayi vb gibi önemli unsurları bütüncül şekilde halka zarardan çok yarar getirecek şekilde kurulması gerekir.
Kısacası devlet dediğin kolay bir düzen değildir. Zordur. Ama zoru başarmak da insanın görevidir. Kitapta da 'devlet nasıl kurulmalı' üzerine düşünülerek ve eleştirel aynı zamanda da diyalog şekilde ilerlemiş.
Kimi zaman öne sürülen fikirlerin sonucunda çıkan fikirler sizin her ne kadar da görüşlerine ters düşse de benim de görüşlerime ters düştüğünü belirtmek isterim. Ama devlet kurmak, yönetmek her ne kadar zor olduğunu biliyor olsak da yazmanın da o kadar zor olduğunu düşünüyorum. Sokrates'in de öne sürdüğü fikirler belki de bize "bir devlet nasıl olmamalıdır" hakkında da fikir belirtiyor olabilir. Ben bu kitabı okurken bazen öne sürülen fikirleri çok saçma bulsam da sabırla okudum ve genel anlamda eleştirel gözle bakmak gerektiği kanaatindeyim.
İnsana birşeyler katabileceğine inandığım bir kitap. Dizinde okumanızı tavsiye ederim...
İyi okumalar. :)