Ama hikâye anlatıcılarının kaderidir bu. Biz groteskin eşik noktalarıyız. Diğer herkes karanlıkta, karanlığın bütün şiddetiyle yüzleşemediği için gözlerini kapatırken "Şuna bakın!" diyenleri. Başkalarının idrak dahi edemediğini biz dile getiririz. Düşünülmeyene isim veririz.
Yazmanın aslen bir empati egzersizi olduğu kanaatindeyim. Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkân tanır. Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.