“Yaşamın bir varsayımdı; yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. İnsan onları düşününce oldukları şey gelir gözünün önüne. Seni düşündüğümde olabileceğin şey geliyor sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın.
Ve bazen o ilk cümle düşmez kâğıda, düşse de susar kalem… Ama biz yine de bekleriz. Çünkü biliriz ki kelimeler, bazen içimizde demlenir; en derin sessizlikten doğan bir çığlık gibi… Ve geldiğinde, sadece yazmayız kendimizi yeniden inşa ederiz.