Hepimizin Şu Çılgın Türkler isimli kitabı ile bildiğimiz Turgut Özakman'nın Romantika isimli kitabıyla karşınızdayım. Turgut Özakman'ın kaleminden nasıl bir aşk romanı çıkacağı konusunda şüphelerim vardı ancak kitap oldukça naif ve sade bir havaya sahipti
Baş karakterimiz ayrıca anlatıcımız Şirin; 1960'lı yıllarda doğmuş, dönemin siyasal baskılarına karşıt tepki olarak sonuna kadar bağımsızlığına düşkün, özgürlükçü ve biraz da uçarı bir genç kadındır. Hayatın zevklerini kısa sürede tüketmiş olan Şirin geçimini gazetecilik ile sağlamaktadır.
Şirin annesinden gelen bir telefon ile babasının kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Babası oldukça ilginç bir adamdır Şirin'e göre. Çok sevdiği öğretim üyeliği mesleğinden vazgeçip kırtasiye açmıştır, annesinin buz gibi havasına rağmen evliliğini sürdürmüştür, birkaç kere göz altına alınmıştır... Ancak buna rağmen Doğan Hoca (Şirin'in babası) oldukça pozitif, herkesi kendisine hayran bırakan, her kesimden insanla anlaşabilen çok uyumlu bir insandır. Şirin babasının bu özelliklerini babası yoğun bakımdayken irdelemeye başlar. Bu irdeleme süreci babasının şifrelenmiş eski defterini bulunca daha da yoğunlaşır. Şifreyi çözmesi ile Şirin babasına dair hiç beklemediği bir aşk yolculuğuna çıkar
• Kitap çok sade bir dille yazılmış, romantik havasıyla sizi ilk sayfasından kendisine bağlıyor. Kitaptaki aşk hikayesi; okurken çok tatlı, naif ve duygusal gelse de etik problemler taşıyor. Sanırım Özakman bunu okuyucunun yorumuna bırakmış
• Kitapta hafif de olsa sanattan, sanat akımlarından bahsedilmesi ayrıca hoşuma gitti, bu şekilde kitaba entelektüel bir hava katılmış. Siz de içinizde tatlı duygular uyandıran ve okuması kolay, çerezlik bir kitap arıyorsanız mutlaka Romantika'ya bakmalısınız