Miletos filozofları (MÖ 600-500): Thales ("su"), anaksimandros ("belirsiz") ve anaksimenes ("hava", "toprak su ateş havadan oluşur").
Permenides (MÖ. 500) : var olan her şey ezelden beri vardır değişmez.
Heraleitos(MÖ 500) : değişim geçirmek doğanın temel özelliğidir, logos
Empedokles(MÖ 450) : tek bir ilk madde yoktu 4 tane vardı. Her madde kendi içinde asla değişmez ama sürekli birbirlerine dönüşerek değişirler, toprak ateş hava su. Şeyleri birleştiren sevgidir, dağıtan ise çatışma (yani maddeler ile kuvvet arasında ayrım yapıyor)
Anaksagoras (MÖ 450) : doğa gözle görülemeyen çok küçük parçalardan oluşur, her şeyde her şeyden biraz vardır. Yaşamı hakkında bilgimiz olan ilk atinalı filozof. Göktaşını inceleyerek gökteki şeylerin de yerle aynı maddeden yapıldığını düşündü.
Demokritos(MÖ 410) : Atom Kuramı. Evren en temelde bölünemez taneciklerden oluşmalı yoksa evren daha ufala ufala "sıvılaşırdı". Bu tanecikler birbirinden farklı olmalı çünkü evrende çok fazla "farklı şey" var. Atom dedi buna ve atom "bölünemez, değişemez, ebedi" idi. Eğer bir şey duyumsuyorsak bu boş uzayda atomların hareket etmesindendir. Demokritos'un atomu yunan felsefesini geçiçi olarak sona erdirdi.
Sofistler (MÖ450) : İnsan her şeyin ölçüsüdür (Protagoras). Atina da toplumsal eleştirinin temelini attılar.
Sokrates (MÖ470-399) : Sokrates öncesi filozoflar doğa filozofudur ve konu doğadır. Artık miletten atinaya geçiyoruz ve konu insan, insanın toplumdaki yeri halini alıyor.
Platon (MÖ 428-347) : İdealar dünyası. Ebedi ve değişmez olan şey fiziksel bir ilk madde değildir. Tinsel soyut örneklerdir, görünen şeyler hep bu örneklere göre oluşmuştur. Duyularla algılanan şeyler hakkında bu yüzden ancak bir önyargımız olabilir gerçek bilgi ise ancak akılla kavranabilecek olan idealar dünyasındaki arayışlarla elde edilebilir. İnsanın ruhu, bir zamanlar idealar dünyasında idi. İnsan bedeninde kendine geldiğinde idealar dünyasını unutur fakat beden büyüdükçe doğadaki tekil tekil örnekleri görerek idealar evrenini hatırlamaya başlar ruh./ Kadınlar eşit bir eğitimle erkeklerle aynı kafaya sahip olabilir.
Aristoteles (MÖ 384-322) : Atinalı değil, makedonyalı. Büyük yunan filozoflarının sonuncusu, avrupanın ilk büyük biyoloğu. Doğaya çıkıp canlıları inceledi. Fenomenler vardır, fenomenlere bakarak o fenomen hakkında bir idea, biçim oluşturuz ama bu oluşturduğumuz şeyler kavramsal olarak vardır. Temel şey fenomendir ve her fenomen içsel olarak belli "biçimlere" sahiptir. En yüksek dereceli gerçek, duyularla algılanandır. Akıl insanın en önemli niteliğidir ama bir şey deneyimlemedikçe akıl bomboştur. Bir şeyin biçimi onun hem sınırlarını hem olanaklarını ortaya koyuyor. Düzene aşırı önem veriyordu, bir maddeyi diğerinden ayıran özelliklerin belirlenmesi üzerinden gruplayarak ifade edebilme fikrinin delisiydi. Bu yüzden mantık biliminin temellerini attı. Bir şey hangi durumda kanıt olurdu gibi konularda konuştu. Tümdengelimden bahsetti./ Şey : Canlı- Cansız. Canlı şeyler : Canlı bitkiler - Canlı varlıklar. Canlı varlıklar : İnsan ve hayvanlar.
Büyük İskender (MÖ 356-323): Makedonya kralı. Mısır, Hİiindistana kadar tüm ortadoğuyu yunan uygarlığı ile birleştirmiş oldu. Artık Atina öncü rolünü kaybetti. Yunan dili ve yunan kültürünün egemen olduğu uluslararası bir topluluk çıktı ortaya. 300 yıl sürdü bu dönem : HELENİZM.
3 büyük helenistik krallık : Makedonya, Suriye ve Mısır.
MÖ 50 den itibaren politik üstünlük Roma'nın eline geçti. Roma bütün helenistik krallıkları fethetti. Roma dönemi başladı. Bu döneme "Geç Antik Çağ" denir. Roma helenistik dünyayı ele geçirmeden önce kendisi de helenistik kültürün taşradaki bir parçası gibiydi bu yüzden buradan sonra da yunan felsefesi önemli rol oynamaya devam etti.
Kinikler (duyarsız kalma ): Gerçek mutluluk, rastlantısal ve geçiçi şeylere bağımlı olmamak. Digenes (MÖ 412 - MÖ 323).
Stoacılar (sütunlu yolda ders verirler) : MÖ 300 de Atina'da ortaya çıktı. Her şey zorunda olarak gerçekleşir bu yüzden başına gelen hakkında yakınmak bir şey kazandırmaz. Marcus Aurelius (121-180).
Epikurosçular : Aristippos (MÖ 435-356 ). En büyük iyilik haz, en kötü şey acıdır. Ölüm bizi ilgilendirmez var olguğumuz sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde de biz yokuz.
Yeni Platonculuk: Plotinos (205-270). Bütün dünya 2 kutup arasında bir gerilim, bir uçta tanrısal ışık. Bir uçta mutlak karanlık. Tanrısal ışık olan taraf "Bir". Bir tarafında idealar bulunuyor arada da fenomenler. En uzakta toprak, su, taşlar bulunur. Platonun tersine her şey "bir" i zayıf da olsa yansıtır.
Gizemcilik : Kişinin kendini Tnarıyla ya da "dünya ruhu" ile birlik halinde hissetmesidir. Bu insanlar "okyanus hissi" "kozmik bilinç" dedikleri bir şeyi yaşıyorlar.
Yahudiler sami kültürünün parçasıydı, Yunanlılar ve Romanlılar ise Hint-Avrupa kültürüne aittir.
Hint-Avrupa : Çok tanrıcı
Sami: Yahudilik, hristiyanlık, müslümanlık. İşitme duyusu önemli.
313 de Roma'da hristiyanlık din olarak kabul edildi.
529 da Platonun akademisi kapatıldı, Benediktin tarikatı kuruldu, hristiyanlık yunan felsefesi üzerine örtü çekti.
1200 den sonra ilk üniversiteler kuruldu
Ortaçağ boyunca araplar pek çok bilim alanında öncüydü
Aquino'lu Thomas (1225-1274) : Ahlaklı yaşama 2 yoldan ulaşılabilir. Mantık veya vahiy.
Sophia: Tanrının kadın yanına denir "bilgelik".
Rönesans (14. yüzyılın sonlarına doğru kuzey italyada başlayıp 16. yüzyıllara kadar hızla kuzeye yayılmış süreç) :
Antik çağın sanat ve kültürü yeniden doğdu
Galileo (17. yy) > Empirik yöntem : ölçülebilir ne varsa ölçülmeli, ölçülmeyenleri de ölçülebilir hale getirmeliyiz.
Helyosantrik dünya görüşü : Güneş merkezde
Barok : 17. yy > zıtlıklar üzerine kurulu
Descartes (1637- Yöntem üzerine) :
Sokrates ve platon > Augustinus > Descartes
yeni düşünceleri felsefi bir sistem haline getiren ilk kişi.
"Açık ve kesin olarak emin olmadığımız bir şeyi doğru olarak kabul edemeyiz. Sorunu küçük parçalara ayırmak gerekir. "Cogito, ergo sum" . Dualist.
Spinoza : 1632-1677. Akıl dini. Geometrik yöntem. Tanrının düşünce ve uzam dışında pek çok miktarda özelliği olabilir ama insan sadece bu ikisini bilebiliyor.
Tanrı her şeyin içsel nedenidir ve kendini doğa yasaları ile dışa vurur. Sadece tanrı ya da doğa 'kendi kendinin nedeni' olabilir yani rastlantısal davranır onun dışındaki hiçbir şey özgür hareket edemez, insan da özgür değildir.
Empirizm > 17.yy > Berkeley :