Köklü bir tarihe ve kültüre sahip yörüklerin; acı, keder ve çaresizlik içeren öyküsü, yazarın özgün ve güçlü kalemiyle okuyucunun dikkatini kaybettirmeden işlenmiş. Eserin başlıca kazançlarından biri olarak yörüklere ait bu kadim kültürü ve geleneği tüm çıplaklığıyla görmemiz gösterilebilir. Çeşitli alegorilerle bezenmiş hikayede aşkın da pişmanlıkların da çıkar uğruna satılan dostlukların da en acı sonunu görürüz. Ancak daha çarpıcı olanı verilen eşsiz emeğin kimi zaman hakir görülmesi ve bir hayatın sırf bu hakirlik yüzünden son bulmasıydı. Yazarın realist kalemi sayesinde devrimiz beşerinin çirkinlikleri de gözümüzün önünde aksediyor. Binlerce yıllık geleneklerimizi korumamamız ve devrin getirileri karşısında özümüzü kaybedişimiz eser bittikten sonra üzerinde düşünülmesi gereken başlıca konu olarak karşımızda. Bu bakımdan eserde bir geçmiş-gelecek çatışması bulmak mümkün. Önünü pak görmek isteyen her gencin okumak isteyeceği eşsiz bir eser.